11. Ceza Dairesi 2023/3331 E. , 2023/6765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2001/551 E., 2007/43 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle bilinen son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, iade edilmesi halinde sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, MERNİS adresinin tespiti halinde MERNİS adresine MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması gerektiği; somut olayda sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin tebligatın sorgusunda bildirdiği bilinen son adresi olan ".../..." adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligatın 30.04.2007 tarihinde birlikte sakin annesinin beyanında sanığın evi terk ettiği ve adresini bilmediğinden bahisle iade edildiği, iade üzerine sanığın MERNİS adresi araştırılmadan ve daha önce aynı adrese adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmadığı gözetilmeden 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre yapılan 18.07.2007 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanığın 19.11.2009 tarihli müddetname ile hükmü öğrendiğinin kabulünün gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası "Kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi mercii ve şekilleri gösterilir." yine aynı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası " ...mahkeme kararları hazır bulunmayan ilgilisine tebliğ olunur." ve yine anılan Kanun'un eski hale getirme başlıklı 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası "Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır." hükümleri nazara alındığında her ne kadar sanık hakkında kurulan mahkumiyetten düzenlenen müddetname nedeniyle haberdar olduğu anlaşılabiliyor ise de; 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümde yer verilen kanun yoluna başvuru süre, mercii ve yöntemine ilişkin açıklamanında sanığa tebliği yada usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edilmese bile bu açıklamayı öğrenmiş olması gerektiği, anılan Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde kişi kusursuz sayılır." hükmüne göre bu hususun eski hale getirme nedeni olduğu, somut olayda sanığa hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve sanığın 09.09.2009 tarihli dilekçesiyle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu, Mahkemece sanığın talebiyle ilgili bir karar verilmediği, sanığın temyizinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2007 tarihli ve 2001/551 Esas, 2007/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 504 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 80 inci maddesi, 522 nci maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay 20 gün hapis ve 50.260,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; zamanaşımı süresinin dolduğuna, temyiz hakkının elinden alındığına ve infazın durdurulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9 uncu maddeleri uyarınca, sanığın yargılama konusu eylemine uyan ve lehine olan 765 sayılı Kanun'un 504 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2007 tarihli ve 2001/551 Esas, 2007/43 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİ için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!