11. Ceza Dairesi 2023/3113 E. , 2024/4583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/1653 Değişik iş
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2022 tarihli ve 2022/84526 Soruşturma, 2022/155219 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.02.2023 tarihli ve 2023/1653 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.02.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.05.2023 tarihli ve 2023/9489 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/68560 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/68560 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müşteki ...'in, 2015 yılında bir arkadaşı vesilesiyle şüphelilerden ... ile tanıştığı, tanışma sırasında şüphelinin kendisini istihbaratçı olarak tanıttığını, zaman içerisinde bu yönde müştekiyi ikna edici bilgiler verdiğini, müştekinin bu durumdan etkilenerek şüpheliye karşı güven duygusunun pekiştiğini, devam eden süreçte şüphelinin akaryakıt sektöründe tecrübeli olduğunu, bu sektörde faaliyet gösteren firma temsilcileriyle ilişkilerinin iyi olduğunu müştekiye ifade etmesi üzerine müştekinin münferiden yetkilisi olduğu ... Akaryakıt ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin kurulduğu, anılan şirketin malî yapısının kötüye gittiğinden kuşkulanan müştekinin şirketin yöneticiliğini (CEO) yapan diğer şüpheli ...'dan şirketin mevcut durumu hakkında açıklama yapması yönündeki ısrarlı soruları üzerine, şüpheli ...'in, şirkete ait paraları bazen elden şüpheli ...'a, bazen de ...'ın şoförlüğünü yapan diğer şüpheli Alpaslan'a gönderdiğini, bu yöndeki tüm talimatları şüpheli ...'tan aldığını beyan etmesi üzerine, bu iddialar doğrultusunda suç duyurusunda bulunulmasını takiben, dosyaya sunulan tüm bilgi, belgeler, banka cevabî yazıları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, şüphelilerin ortağı veya çalışanı oldukları şirkete ait paraları usulsüz şekilde kendi tasarruflarına geçirdiklerine dair soyut iddia dışında kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturaca delil elde edilemediğinden kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 17/05/2021 tarihli ve 2021/1559 esas, 2021/4971 sayılı ilâmında yer alan, " ... müştekinin şikâyet dilekçesinde belirttiği müştekinin şirket giderleri için şüpheliye gönderdiği meblağların şirket menfaatine harcanmayıp şüphelinin şahsî menfaati için kullandığına, şüphelinin şirket hesabından şahsî hesabına para transfer ettiğine, şirket müşterilerine yapılan devir işlemlerinin bedellerinin şirket hesabına geçirilmeyip şüphelilerin şahsi hesaplarına geçirildiğine dair iddialara ilişkin olarak şirket muhasebe kayıtları ile iddia edilen para transferleri ile ilgili banka kayıtları usulünce incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ... " şeklindeki açıklamaları nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde belirttiği gibi, şüpheli ...'ın anılan şirketin kuruluşundan itibaren personel kadrosunu da kendisi oluşturduğunun iddia edildiği, CEO sıfatıyla şüpheli ...'i gayrı resmî olarak şirket bünyesine aldığı, şüpheli ...'in anılan şirkette resmî bir kaydı olmasa da bütün malî işlerin kendisinin kontrolünde gerçekleştirildiği, şirketin banka işlemlerinde kullanılan şifrelerin tümünün şüpheli ...'e gelmesinin sağlandığı, ancak savcılık tarafından bu hususlar ile ilgili bankalardan herhangi bir bilgi talebinde bulunulmadığı, şüpheli ...'ın şirketin idarî birimine atanmasını sağladığı ... ve yine muhasebe birimine atamasını sağladığı ...'nın, bahse konu şirketteki usulsüzlüklere ilişkin suç duyurusunda bulundukları, bu suç duyurusunun İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/201707 soruşturma numarasına kayıtlı olduğu, ancak savcılıkça bahsi geçen bu soruşturma dosyasının celbinin sağlanarak incelenmediği, şirket personeli bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmadığı, şirket adına açılmış olan tüm hesapların tüm şüphelilerle birlikte şirket çalışanları ..., ..., ... ve ...'un bankalarda açılmış tüm hesap numaralarının Bankalar arası Kart Merkezinden tespit edilip hesap hareketleri ile, şüphelilerden ...'nın 10/02/2023 tarihli savcılık ifadesinde belirttiği, " ... Bu kapsamda ... Bey benden iban numarası istediği dönemler oluyordu. Garanti Bankası'nda bulunan hesabıma para geldiği oluyordu. Gelen paraları da yine ... Bey bana bildirmiş olduğu iban numarasına gönder diyordu. Bu şekilde Garanti Bankası hesabıma ... Bey'in talimatı ile para girişi olmuştur. Şirket ile ilgili işlemlerde sadece Garanti Bankası hesabım kullandım ... " şeklindeki ifadesi ve dosya arasına sunulan adı geçen şüpheli adına ve hesabına gelen Garanti Bankasına ait 01/11/2017 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli, 01/11/2017 tarihli ve 70.000,00 TL bedelli, 01/11/2017 tarihli ve 110.000,00 TL bedelli, 02/11/2017 tarihli ve 60.000,00 TL bedelli, 02/11/2017 tarihli ve 30.000,00 TL bedelli, 02/11/2017 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli dekont suretleri dikkate alındığında bu dekontların asıllarının ilgili bankadan temin edilerek, yine Vakıflar Bankası Altunizade Şubesindeki TR51...7350 82 IBAN nolu ... hesabına 27/01/2020 tarihinde ... tarafından yatırılan 3.000,00 Amerikan Doları, aynı banka ve şubeye ait TR91 5924 68 nolu IBAN nolu ... hesabına 31/01/2020 tarihinde ... tarafından yatırılan 48.650,00 Türk lirası, Kuveyt Türk Bankası Küçükbakkalköy şubesinden TR63...02 nolu IBAN hesabından 17/01/2020 tarihinde ... tarafından nakit olarak ödenen 85.000,00 Türk lirası ödeme yapıldığına ilişin banka dekontlarının getirtilerek inceleme yaptırılması gerektiği, soruşturmayı yürüten savcılıkça aldırılan 06/12/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, şirkete ait yasal defterlerin kayıp olduğu ve delil olarak sunulamadığı ve dosyaya sunulan mevcut belgelerden de iddia edilen hususların tespit edilemediğine ilişkin kanaatin bildirildiğinin anlaşılması karşısında, hâlihazırdaki bu bilirkişi raporunun kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara esas alınmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde belirtildi üzere, İstanbul Vergi İadeleri Denetim Daire Başkanlığı tarafından bahse konu ile ilgili inceleme başlatılığı anlaşıldığından, belirtilen bu inceleme ile ilgili ilgili Vergi dairesinden bu incelemenin akıbetinin sorulması, gerektiğinde bu incelemeye esas olan ve soruşturma dosyası münderecatında bulunmayan tüm bilgi ve belgelerin bu arada bahse konu şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının ilgili ticaret odasından getirtilerek, soruşturma dosyasının yukarıda belirtilen tüm eksik hususlar ile birlikte kül hâlinde alanında uzman yeminli malî müşavir, şirketler hukuku alanında uzman ve takdir edilecek diğer uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi, diğer taraftan şikâyet sürecinde belirtildiği şekli ile şüpheli ...'ın kendisini istihbarat görevlisi olarak tanıtması ve müştekide bu yönde izlenim oluşturduğu şeklindeki iddialara benzer iddialar doğrultusunda savcılık soruşturmaları yürütüldüğünün belirtilmesi karşısında, şüpheli ... hakkında soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, hâkkında açılmış kamu davası olup olmadığının da araştırılması suretiyle, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre değerlendirme yapılması ve eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiler ile birlikte ... Akaryakıt ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin yetkilisi olan ve başlangıçta kendisini şikâyetçi ...'e istihbarat görevlisi olarak tanıtmak suretiyle güven telkin eden şüpheli ...'un, şirket müdürü olan şüpheli ... ve şirket çalışanı ... ile iştirak halinde hareket ederek temsil yetkilerini kötüye kullandıklarının, şirkete ait banka hesaplarından bir kısım şirket personelini kullanarak şahsi hesaplarına para havalesi yaptıklarının iddia olunması, şüpheli ...'ın savunmasında, şikâyetçi ...'in kendi nam ve hesabına şirkete ait kaynakları kullanmak suretiyle satın aldığı taşınmazların bedellerini iade etmemesi nedeniyle şirketin mali zorluklar yaşamaya başladığının, şirketin tüm hesap ve işlemlerinin şikâyetçinin kontrolünde olduğunun beyan edilmesi ile şüpheli ...'un müdafinin dilekçesinde şikâyetçilerin daha önce de şüpheliler hakkında benzer iddialarda bulunmaları üzerine yürütülen soruşturmalar kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin belirtilmesi karşısında; şüpheliler hakkında şikâyetçilerin benzer iddiaları ile şüpheli ...'un kendisini istihbarat görevlisi olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık yaptığı yönündeki iddialar hakkında yürütülen başkaca soruşturmalar bulunup bulunmadığı araştırılarak, tespiti halinde bu dosyalar ve şikâyetçiler vekili tarafından bildirilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/201707 Soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi suretiyle mükerrer soruşturma yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, şirketin ortak/yönetici bilgilerini gösterir kayıtların Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilmesi, şikâyetçiler ve şüphelilerin şirket içerisindeki görevlerinin ortaya konulması, şirket hakkında suç tarihlerini de kapsayan döneme ilişkin olarak vergi incelemesi yapıldığının belirtilmesi nedeniyle, bu inceleme kapsamında düzenlenen raporlar ve diğer belgelerin dosyaya eklenmesi, tefrik edilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/104049 Soruşturma sayılı dosyasının akıbeti sorularak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunundan kaynaklanan bir suç nedeniyle şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılıp açılmadığının, şirkete ait ticari defter ve kayıtların bu inceleme kapsamında vergi dairesine teslim edilip edilmediğinin araştırılması, şirkete ait tüm banka hesapları tespit edilerek, bu hesapların 2016-2021 yıllarına ait hesap hareketlerinin dosyaya celp edilmesi, şirket hesapları üzerinde kimlerin tasarrufta bulunmaya yetkili olduğunun ortaya konulması, şüpheliler ile şirket çalışanları olan ..., ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı banka hesapları belirlenerek, bu hesaplar arasında para alışverişi olup olmadığının belirlenmesi, temin edilmesi halinde şirkete ait ticari defter ve belgeler ile tüm banka hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, adı geçen şirket çalışanlarının olayla ilgili bilgilerine başvurulması, şüpheli ...’ın savunmasında belirttiği gayrimenkullerin şikâyetçi ... adına alınıp alınmadığı, ödemelerinin ne suretle yapıldığının tespitinden sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; "...şüphelilerin ortağı veya çalışanı oldukları şirkete ait paraları usulsüz şekilde kendi tasarruflarına geçirdiklerine dair soyut iddia dışında kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturaca delil elde edilemediğinden..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.02.2023 tarihli ve 2023/1653 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!