11. Ceza Dairesi 2023/3112 E. , 2024/4942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/1694 Değişik iş
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2022 tarihli ve 2017/361 Soruşturma, 2022/183 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1694 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.06.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/23294 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54374 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54374 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayeti üzerine, noter olan şüpheli ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1512 sayılı Noterlik Kanunu'un 154. maddesinde yer alan "Adalet müfettişleri veya mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bulunan Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan notere tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine noter, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır. Gerekirse soruşturma Başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen noterlerin duruşmaları, suçun işlendiği yer Ağır Ceza mahkemesinde yapılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, noter olan şüpheli hakkındaki soruşturma evrakının kovuşturma izni için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi ile sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden;
Şüpheliler ... ve ... haklarında ise, satış işlemlerine dayanak alınan ikinci sahte vekaletnamenin, Babaeski Noterliğinde düzenlenen ilk sahte vekaletnamenin tarih ve sayısı üzerinden düzenlendiği, dolayısıyla önceden müşteki adına olan ancak başka bir şahsa ait fotoğrafın kullanıldığı ilk sahte vekaletnamenin düzenlenmesi, bu kez tapu devir aşamasında müştekinin fotoğrafının kullanıldığı aynı tarih sayılı ikinci sahte vekaletnamenin düzenlenmesine imkan sağladığı; tapu sicil müdürlüğündeki görevlilerce noterlikten vekaletnamenin doğruluğunun teyiti alındığına dair şerh alındığı, oysaki tapu sicil müdürlüğüne sunulan ile noterlik tarafından düzenlenen vekaletnamelerdeki fotoğrafların farklı olduğu, yine ilk vekaletnamenin düzenlenmesinde sunulan sahte kimlikteki kayıt numarası ile müştekiye ait kimlik kayıt numaralarının farklı olduğu anlaşılmakla; gerçek kimlik kayıt numarasına ulaşma imkanı olan noter çalışanı şüphelinin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle düzenlenen ilk sahte vekaletname ekseninde ilerleyen olaylar sonucu, müştekinin üzerine kayıtlı taşınmazının üçüncü bir şahsa devrediliği ve toplanan delillerin kamu davası açmaya yeterli olduğu ve takdirinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden; itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (1512 sayılı Kanun) "Görevle ilgili suçlar" başlıklı 151 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Noterler, geçici yetkili noter yardımcıları, noter vekilleri ile noter kâtipleri ve kâtip adayları noterlikteki görevleri, Türkiye Noterler Birliği organlarında görev alan noterler ise ayrıca bu görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi sayılırlar."; aynı Kanun'un "Kovuşturma usulü" başlıklı 154 üncü maddesinde ise, "Adalet müfettişleri veya mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bulunan Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan notere tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine noter, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır. Gerekirse soruşturma Başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen noterlerin duruşmaları, suçun işlendiği yer Ağır Ceza mahkemesinde yapılır." denilmektedir.
7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile Babaeski Noterliğine müracaat eden kimliği tespit edilemeyen kişinin, Babaeski Noterliğinin 14.01.2015 tarihli ve 00362 yevmiye sayılı taşınmaz satış yetkisini de içeren vekaletnamesi ile şüpheli ...'i vekil olarak tayin ettiğinin, bu vekaletname sonrasında belgede yer alan bilgilerden faydalanmak suretiyle oluşturan farklı bir sahte vekaletname ile şikâyetçiye ait İstanbul İli Silivri İlçesi ... Mahallesi 280 Ada 5 Parselde bulunan taşınmazın Silivri Tapu Müdürlüğünde üçüncü kişilere satışının yapıldığının iddia olunması üzerine Babaeski Noterliğinde gerçekleştirilen eylemler yönünden yürütülen iş bu soruşturma kapsamında;
a. Suç tarihinde Babaeski Noteri olan görev yapan şüpheli ... yönünden; 1512 sayılı Kanun'un 151 ve 154 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler karşısında, soruşturma evrakının kovuşturma izni için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesinden sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016/10351 Soruşturma sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, şüpheli ...'in Babaeski Noterliğinde düzenlenen sahte vekaletnameye ilişkin eylemi yönünden mükerrer soruşturma olup olmadığının belirlenmesi ve şüphelinin teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek diğer dosyada şüpheli konumunda bulunan arsa alıcısı Serkan Solak'a gösterilmek suretiyle taşınmazın satışı sırasında şikâyetçinin vekili sıfatıyla satış işlemini gerçekleştiren kişinin gerçek ... olup olmadığının tespitine çalışılması, gerekli görülmesi halinde Silivri Tapu Müdürlüğü tarafında düzenlenen 02.06.2015 tarihli ve 12383 sayılı resmi senette şüpheli adına atılan imzanın şüphelinin eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, noter katibi olan şüpheli ... ile şüpheli ... ve diğer soruşturma dosyasındaki şüphelilerin iştirak halinde hareket edip etmediklerinin ortaya konulmasından sonra, noter olan şüpheli ... hakkındaki evrakın da akıbeti beklenerek sonucuna göre şüphelilerin eylemlerinin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak veya şüpheli ... yönünden sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik ve diğer şüpheliler yönünden görevi kötüye kullanma suçlarına vücut verip vermeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...suça konu vekaletnamenin Babaeski Noterliğinde düzenlenen vekaletname olmadığı, vekaletname aslının bir fotokopisinin dosyada yer alması neticesinde yapılan incelemede: bu durumun sabit olduğu, söz konusu sahte vekaletname düzenleme işleminin nerede yapıldığının bilinmediği ancak bu vekaletnamenin yukarıda özellikleri yazılı taşınmazın satışı esnasında Silivri Tapu Sicil Müdürlüğüne ibraz edildiği ve bu işleme esas olmak üzere kullanıldığının tespit edildiği, bu durumun dosyada yer alan 24/11/2016 tarihli tapu personeli tarafından tutulmuş olan tutanakla da sabit olduğu, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlemediğinin açık olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/1694 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!