WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3022 E.  ,  2024/4008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1375 E., 2022/1624 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmün kesin olduğu tefhim edilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 264 üncü maddesi gereği kanun yolunda yanılmanın, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla, sanık müdafiinin 19.10.2022 tarihli itiraz dilekçesinin, süresi içinde öne sürülen temyiz istemi mahiyetinde olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/479 Esas, 2021/750 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/1375 Esas, 2022/1624 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.06.2023 tarihli ve 2022/164050 sayılı, özetle; temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi talebini içerir Tebliğname ile Daire'ye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın aynı yerde çalıştıkları, katılanın, eşinin ölmesi üzerine aracını satması için sanığa verdiği, ayrıca kullanması için laptop ve cep telefonunu da verdiği, aracın sanık tarafından kullanıldığının iddia edildiği ancak aracın daha sonra katılana iade edildiği, sanık savunmasında katılanı pek çok kez Uşak'a götürüp getirdiğini, laptopun uzlaşma tutanağına göre teslim edildiğini, telefonun ise çok eski olduğu için katılan tarafından kendisine kullanması için verildiğini beyan etmiş, katılan vekili telefonunun teslim edilmediğini, laptopun icra tarafından teslim alındığını beyan etmiş, sanık müdafii suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Somut olayda sabit olan eylemler katılan tarafından aracın satılması için sanığa teslim edilmesi, kullanması için de laptop ve cep telefonunu sanığa verilmesidir. Araç iade edilmiş, laptop uzlaşma tutanağından sonra katılana iade edilmiş, cep telefonu ise iade edilmemiştir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ile müştekinin iş arkadaşı olduğu, sanığın katılana pek çok kez yardımda bulunduğu, kullanılmış olduğu iddia edilen telefonunun katılan tarafından rızaya dayalı olarak sanığa verildiği, telefon gibi bir aletin katılan tarafından sanığa kullanması için teslim edilmesin de artık zilyetliğinden vazgeçmiş sayılacağı, sanığın iade etmemesi durumunda geri alma koşuluyla verildiği yönünde sanığın savunmasının aksine delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanık, üzerine atılı eylemi tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Katılan ile sanık arasında, suça konu eşyaların iade talebine ilişkin mesaj kayıtları dava dosyasında mevcut olup mesaj içerikleri sanık tarafından kabul edilmiştir.
5. Katılan tarafından suça konu tabletin icra yoluyla geri alındığı, aracın hasarlı şekilde geri alındığı, ancak cep telefonunun iade edilmediği beyan edilmiştir.
6. Mahkemece yargılama konusu suç yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulandığı, ancak sanık müdafii ile katılan vekilinin itirazları üzerine genel hükümlere göre yeniden yargılama yapıldığı anlaşılmıştır.
7. Katılan ile sanık arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak sanığın edim koşullarını zamanında yerine getirmemesi nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, 13.07.2018 tarihli Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.
8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek katılan ile sanığın aynı kurumda çalışmaları nedeniyle önceden tanıştıkları ve arkadaş oldukları, katılanın eşinin vefat ettiği dönemde üzerine kayıtlı bulunan Wolksvagen marka otomobilini ve Samsung Galaksi Tab 4 ve Galaksi Not 4 marka tablet ve cep telefonunu kullanıp iade etmek üzere sanığa verdiği, daha sonra suça konu araç ile tablet ve cep telefonunun, katılanın ısrarlı taleplerine ve aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen sanık tarafından teslim edilmemesi üzerine, katılanın icra vasıtasıyla otomobilini ve tabletini hasarlı olarak geri aldığı ancak, cep telefonunu sanığın iade etmediğinin anlaşıldığı olayda, katılanın aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı beyanları ve sanığın tevilli ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre subut bulan "güveni kötüye kullanma" suçundan mahkûmiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçeler ile sanığın beraatine karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, her ne kadar hükmün kesin nitelikte olduğu tefhim edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesi gereği kanun yolunda yanılmanın, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından, itiraz başvurusunun temyiz istemi mahiyetinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Olay ve Olgular başlığı altında anlatıldığı şekilde gerçekleştiği belirlenen olay karşısında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, Mahkemece takdiri indirim sebebinin uygulanmamasında takdir kılınmasında, sonuç ceza miktarı bakımından 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevirme, güncel adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunan mükerrir sanık hakkında, bu gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2021/1375 Esas, 2022/1624 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykır olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.