11. Ceza Dairesi 2023/2948 E. , 2024/2181 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2019/2116 Değişik iş
ŞÜPHELİLER : Türkiye Halk Bankası A.Ş. ...Şubesi çalışanları
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2019 tarihli ve 2018/27029 Soruşturma, 2019/4516 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/2116 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.04.2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/30945 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52498 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52498 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müştekinin babası olan müteveffa ... ile şüpheli Halk Bankası ...Şube Müdürlüğü arasında düzenlenen tüketici kredi sözleşmesine istinaden kredi kaynaklı hayat sigortası poliçesi tanzim edildiği, anılan sigorta poliçesinde sigortalının sağlık bildirimine ilişkin olarak, sigortalının daha önce geçirdiği hastalık, ameliyat ve tedaviler ile sağlık durumunu bildirir kısmın banka görevlileri tarafından, sigortalı ...'in kredi
sözleşmesinden sonraki tarihte kalp krizi nedeniyle vefat etmesi üzerine gerçekleşen riziko sebebiyle ödeme yapmamak amacıyla, sigortalının daha önce herhangi bir hastalığı ve tedavisi olmadığına ilişkin olarak sonradan doldurulduğu belirtilerek, şüphelilerin atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği somut olayda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, müteveffanın imza ve yazı örneklerini içerir belgeler tespit edilerek banka evrakları ile karşılaştırma yapılması için uzmanlık rapor alındığı, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 06/02/2019 tarihli ve 2019-294 sayılı uzmanlık raporuna göre suça konu banka evrakları üzerindeki imzaların taklit ürün olmayıp müteveffanın eli ürünü olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; iddianın bahse konu sigorta poliçesindeki sağlık bildirimine ilişkin kısmın müteveffanın bilgisi dışında, ölüm olayından sonra doldurulmasına ilişkin olup kredi sözleşmesindeki imzanın sahteliğine ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanak yapılan uzmanlık raporunda ise yalnızca imza incelemesi yapılarak imzanın müteveffanın eli ürünü olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiş olması karşısında; şikayete konu hayat vefat sigortası soru formu içeriğinde sigortalının sağlık bildirimine ilişkin kısımda yer alan yazılar ile tespit edilen diğer yazıların müteveffanın eli ürünü olup olmadığının ve aynı kalemden çıkıp çıkmadığının tespiti için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde
kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin babası olan müteveffa ...'in ölmeden önce 26.08.2016 tarihinde Türkiye Halk Bankası A.Ş. .../... Şubesinden 28.500,00 TL bedelli tüketici kredisi kullandığının, kredi sözleşmesi kapsamında müteveffa ile banka arasında aynı tarihli hayat/vefat sigortası poliçesi tanzim edildiğinin, bu poliçenin içeriğinde yer alan "sigortalının sağlık bildirimi" başlıklı bölümde
yer alan yazıların müteveffaya ait olmadığının, şikâyetçinin babasının kalp krizi nedeniyle ölmesi üzerine poliçeden kaynaklı ödemenin yapılmaması amacıyla sonradan gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğunun, yine ölenin hesabında bulunan 8.000,00 TL paranın da şikâyetçi ve kardeşine ödenmeyerek banka tarafından haksız şekilde kullanıldığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyet konusu poliçe üzerinde yer alan ilgili bölümdeki yazıların müteveffaya ait olup olmadığı ve diğer bölümlerdeki yazılar ile aynı kalemle yazılıp yazılmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, kredi sözleşmesinin düzenlenmesinde görevli banka çalışanlarının açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, ...'e ait hesap/hesaplarda para olup olmadığı, bu paranın akıbeti ve ölenin mirasçılarına ödenip ödenmediği hususlarının ilgili bankadan sorulması, UYAP üzerinden yapılan incelemede şikâyet konusu olayla ilgili olarak taraflar arasında ... 1. Tüketici Mahkemesinin 2020/468 Esas sırasında devam eden bir yargılama bulunduğu belirlenmekle, bu dosyanın getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 06.02.2019 tarihli uzmanlık raporu esas alınarak, "...müteveffanın sağ iken atmış olduğu imzalar tespit edilerek suç konusu olduğu iddia edilen banka evrakları ile karşılaştırma yaptırılması için uzmanlık raporu alınmış olup, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 06/02/2019 tarih ve 2019-294 sayılı uzmanlık raporuna göre suça konu banka evrakları üzerindeki ... adına atılan imzaların taklit ürünler olmadığı, imzaların müteveffa ... eli ürünü olduğu kanaati bildirildiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/2116 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!