11. Ceza Dairesi 2023/2945 E. , 2023/5562 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/219 E., 2021/550 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2019/219 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 158 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 12.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2021/17341 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52546 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52546 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli kararına karşı diğer sanık ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08/02/2022 tarihli ve 2021/2976 esas, 2022/623 sayılı kararında, tespit edilen hukuka aykırılıkların sanık ... yönünden kanun yararına bozulması halinde giderilebileceğinin belirtildiği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre,
1-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesi gereğince belirlenen temel ceza üzerinden, aynı Kanun'un 158/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılmış ise de, sanığın üzerine atılı suç tarihinin 19/09/2015 olduğu, anılan Kanun'un 158/3. maddesinde "Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır." şeklinde yer alan düzenlemenin, 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile Kanun metnine eklendiği nazara alındığında, suç tarihinde yürürlükte olmayan bir düzenlemenin uygulanması ile sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde,
2-28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un dolandırıcılık başlıklı 157 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir" hükmü yer almakta olup, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun’un 158 ... maddesinin üçüncü fıkrasında ise; bu suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un Zaman bakımından uygulama başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." denilmektedir.
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ilâmında yer alan; "...TCK'nun 52. maddesinin dördüncü fıkrasında hükmolunan adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin mahkeme kararında belirtileceği hüküm altına alınmış olup, adli para cezasını belli bir süre içinde ödemeyen hükümlüler hakkında doğrudan doğruya hapis cezasının infazı yerine öncelikle denetimli serbestlik tedbiri öngören 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin üçüncü fıkrasında, hükümlünün kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına ilişkin tedbirin ödenmeyen adli para cezasından çevrilerek belirlenen hapis cezası üzerinden kararlaştırılacağına yer verilmesi nedeniyle anılan düzenlemenin TCK'nun 52. maddesinin dördüncü fıkrasındaki hükmün uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla yerel mahkemece ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtar edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ve buna bağlı olarak karardaki "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususlarının ihtarına (ihtarat yapıldı)" ibaresinin çıkarılmasına gerek bulunmadığı kabul edilmelidir..." şeklindeki belirleme karşısında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 ... maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça vücut veren eylem bakımından suç tarihi 19.09.2015 olmasına rağmen, aynı Kanun'un 158 ... maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı şeklindeki hükmün suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği gözetilmeden verilen cezada artırıma gidilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş; 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki değişikliğin infaz aşamasında gözetilebilecek nitelikte olduğu nazara alındığında, başka bir yol ve yöntemle giderilmesi mümkün olan hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilemeyeceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin (2) numaralı düşünce yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (1) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
3. Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2019/219 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı bölümün tamamen çıkarılmasına, (c) bendinde yer alan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 250 gün ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine sırasıyla "1 yıl 3 ay" ve “166 gün" ibarelerinin yazılmasına, yine (d) bendinde yer alan "250 gün" ve "5.000,00 TL" ibarelerinin de çıkarılarak, yerlerine sırasıyla“166 gün" ve "3.320,00 TL" ibarelerinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!