11. Ceza Dairesi 2023/2690 E. , 2024/3581 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/361 Değişik İş
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Torul Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2013 tarihli ve 2010/109 Esas, 2013/32 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; yalan tanıklığa azmettirme suçundan aynı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 38 inci maddesinin birinci fıkrası 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki kez 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.11.2015 tarihli ve 2013/20957 Esas, 2015/30960 Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı ile kesinleşmesine müteakip, hükümlü müdafinin 16.11.2015 olarak belirlenen kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin Gümüşhane İnfaz Hakimliğinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/722 Esas, 2021/719 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair merci Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2021/361 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.11.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/2921 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46422 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46422 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2013 tarihli kararının adı geçen sanığın müdafiinin yüzüne karşı tefhim, 21/03/2013 tarihinde de sanığın bizzat kendisine tebliğ edildiği, temyiz edilmeyen mahkûmiyete konu kararın 29/03/2013 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip, sanık müdafii tarafından bahse konu karara yönelik yapılan temyiz talebinin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16/11/2015 tarihli ve 2013/20957 esas, 2015/30960 sayılı ilâmı ile süre yönünden reddine karar verilmesini takiben, Yargıtay'ın süre yönünden ret kararı esas alınarak sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüyle ilgili kesinleştirme işleminin 16/11/2015 tarihli olarak Mahkemece tekrar belirlenmesi üzerine, hükmün kesinleşme tarihinin düzeltilmesine yönelik sanık müdafii tarafından yapılan talebin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında verilen kararın 15/02/2013 tarihinde müdafiinin yüzüne karşı tefhim edildiği ve yasal süre içerisinde temyiz edilemeyen kararın 7 günlük süre sonunda 23/02/2013 tarihinde kesinleşmesi karşısında, kesinleştirmenin sanığa yapılan 21/03/2013 tarihli tebliğ dikkate alınarak yapıldığı ve Yargıtay'ın anılan hükmün temyiz edilmesi üzerine verdiği süreden ret ilâmının hükmün kesinleştirme tarihini değiştirmeyeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, "Kanun yararına bozma" başlığı altında 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle, kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için, hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 tarihli ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan, hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır.
2. Bu açıklamalar ışığında, kanun yararına bozma talebine konu Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli ve 2021/361 Değişik İş sayılı itirazın reddi kararının, Gümüşhane İnfaz Hakimliğinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/722 Esas, 2021/719 Karar sayılı kararına yönelik olmasına karşın, ihbarnamede bu kararın Torul Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2010/109 Esas, 2013/32 Karar sayılı ek kararına yönelik olduğunun belirtilmesi hususu maddi hata olarak değerlendirilerek yapılan incelemede; her ne kadar hükümlü müdafinin, Mahkemece 16.11.2015 olarak belirlenen kesinleşme tarihinin, 23.02.2013 olarak düzeltilmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın merci tarafından reddine karar verilmiş ise de; mahkemeler tarafından düzenlenen kesinleştirme şerhlerinin, koşulları oluştuğu takdirde her zaman değiştirilmesi mümkün işlemler olduğu, keza UYAP üzerinden yapılan incelemede de, hükümlü müdafinin 29.03.2023 tarihli dilekçesine istinaden Gümüşhane İnfaz Hakimliğinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/340 Esas, 2023/343 Karar sayılı kararı ile kesinleşme tarihinin 29.03.2013 olduğu tespit edilerek, hükümlü hakkında ceza zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verildiği ve bu karar sonrası önceki kesinleştirme şerhi nedeniyle adli sicil kaydına işlenen bilgilerin düzeltildiği anlaşılmakla, mahallinde her zaman giderilmesi mümkün olan bu hukuka aykırılığın, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!