WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/2676 E.  ,  2024/659 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/333 E., 2021/70 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2012/333 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararına yönelik katılan ...Ş'nin itirazının, merci İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/450 Değişik İş sayılı kararı ile kabulüne karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 2021/15796 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41544 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41544 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan "Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz edenin itiraz hakkının bulunmadığı ancak dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2021/450 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müsnet suçtan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/09/2010 tarihinde İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/450 esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığı, Mahkemece 14/04/2011 tarihli duruşmada sanığın savunmasının alındığı, anılan Mahkemenin 22/06/2012 tarihli ve 2010/450 esas, 2012/669 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/333 esasına gönderildiği, sanığın bu Mahkemece 16/01/2020 tarihli duruşmada tekrar savunmasının alındığı ve 16/02/2021 tarihinde sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, sanığa isnat edilen suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu ve ilk savunması ile hükmün verildiği tarih arasında (14/04/2011-16/02/2021) geçen sürenin 9 yıl 10 ay 2 gün olduğu ve zamanaşımını durduran veya kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında dava zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2010 tarihli ve 2010/28237 Soruşturma, 2010/25723 Esas, 08.10.2011 tarihli ve 2010/49748 Soruşturma, 2011/59240 Esas, 27.01.2012 tarihli ve 2012/6983 Soruşturma, 2012/8217 Esas sayılı iddianameleri ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının birleştirilmelerine karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2012/333 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Denizbank A.Ş. vekilinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazı üzerine, merci İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/450 Değişik İş sayılı kararındaki, "...Resmi Belgede Sahtecilik suçunun kamuya karşı işlenen suçlardan olduğu, müşteki Denizbank A.Ş. Vekilinin itiraz hakkının bulunmadığı ancak dosyanın incelenmesinde sanığın ilk savunmasının İstanbul 14 Asliye Ceza Mahkemesinde 14.04.2011 tarihinde alındığı, görevsizlik kararı verilmesi üzerine sanığın İstanbul 5 Ağır Ceza Mahkemesinde 16.01.2020 tarihinde savunmasının alındığı, sanık hakkında asliye ceza mahkemesi sorgusundan itibaren 8 yıllık zaman aşımı süresinin kesintiye uğramadan geçtiği, bu suretle dava zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği, bu hususun sanık lehine olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında verilen İstanbul 5 Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarih ve 2012/333 esas, 2021/70 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının KALDIRILMASINA..." şeklindeki gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41544 sayılı İhbarnamesinde yer alan; "...hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz edenin itiraz hakkının bulunmadığı ancak dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2021/450 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında hüküm tarihine kadar olağan dava zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmek suretiyle, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2012/333 Esas, 2021/70 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kanun yararına bozulması talep olunmuştur.
4. Doktrinde yokluk kavramı; bir muhakeme işleminin “işlemin yapılmamış olduğunu bir başka süjenin farz ve kabul etmesi” olarak tanımlanmaktadır. (Kunter, Nurullah/Yenisey, Feridun/Nuhoğlu, Ayşe: Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, Onsekizinci Bası, Beta Yayıncılık, İstanbul 2010, s. 204; Yenisey, Feridun/Nuhoğlu, Ayşe: Ceza Muhakemesi Hukuku, 6. Baskı, Seçkin Yayıncılık, ... 2018, s. 102.) Yokluk yaptırımı, bir kararın temel unsurlarındaki eksiklik nedeniyle ortaya çıkan, ağır ve önemli hukuka aykırılıklara uygulanan bir yaptırım türüdür. Yargıtay'ın farklı daireleri tarafından verilen birçok kararda da, kendisine başvurulan merciin inceleme yetkisi olmayan bir kararı incelemesi, bir ceza soruşturması bulunmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, nihai hüküm sonrasında mahkemenin
hükmü değiştirmesi...gibi ağır hukuka aykırılıklarla malul kararlar, yok hükmünde kabul edilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.03.2016 tarihli ve 2014/12-482 Esas, 2016/125 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; uygulama hataları, yargılama araçlarının belirli biçimde hatalı takdir edilmelerinden kaynaklanan hukuki yanılgılardır. Bu itibarla, Kanun maddesinin yanlış yorumlanmasının söz konusu olduğu, hâkimin takdirine bağlı ve bilinçli uygulamalardaki hata ve aykırılıkların yok hükmünde olarak değerlendirilmeleri mümkün değildir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemenin 16.02.2021 tarihli ve 2012/333 Esas, 2021/70 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, itiraz üzerine merci İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/450 Değişik İş sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmesi ve merci kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuki değerden yoksun olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle, ilgili merci kararı kaldırılmadan, bu aşamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

2. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/450 Değişik İş sayılı kararında Denizbank A.Ş. vekilinin itiraz hakkı olmadığı kabul edildikten sonra, vaki itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddi yerine, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak karar tarihine kadar olağan zamanaşımının dolduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, belirtilen hususta kanun yararına bozma yoluna gelinip gelinmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası yönünden, dosyanın, Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.