WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/2581 E.  ,  2024/6780 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/19 E., 2022/308 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle taraflar yanıltıldığından, 26.11.2022 tarihinde tebliğ edilen hükümlere yönelik, sanık müdafiinin 12.12.2022 tarihli temyiz isteğinin ve diğer temyiz edenlerin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2013/31 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Mağdurlar ..., ... ve ... ile katılan ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 4 kez 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b.Mağdurlar ..., ..., ... ve ... ile katılanlar ..., ..., ...'e yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2013/31 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/34029 Esas, 2021/12050 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/19 Esas, 2022/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Mağdurlar ..., ... ve ... ile katılan ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 4 kez 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b.Mağdurlar ..., ..., ... ve ... ile katılanlar ..., ..., ...'e yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, her bir mağdur yönünden ayrı ayrı ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ...'nin temyiz isteği; suçlama ile bir ilgisi olmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... vasisinin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ... ile damadı olan temyiz dışı sanık ...'un aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, internet üzerinden iş başvurusu yapan şahısların bilgilerine ulaştıkları, bu kapsamda mağdurlar ..., ... ,... ve katılan ... ile yüzyüze görüşerek kendilerini farklı isimlerle tanıttıkları ve çeşitli firma isimleri kullanarak yurt dışına işçi götürdüklerini, şartları taşımaları halinde kendilerini de götürebileceklerini, bunun için ustalık belgesi adı altında harç parası yatırmaları gerektiği yalanına ikna edip sanık ...'ın hesabına farklı tarihlerde para yatırmalarını sağladıkları, yine sanık ...'ın iş vaadini dolaylı olarak başka müştekilerden/şahıslardan öğrenen mağdurlar ..., ..., ..., ... ile katılanlar ..., ... ve ...'in de aynı şekilde sanık ...'un hesabına para yatırdıkları, sanık ...'ın bu paraları çekmek amacıyla İzmit Postanesine geldiğinde yakalandığı, bu surette sanık ...'ın mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile katılanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği, sanığın suçunu ikrar ettiği, bozma sonrası sanık ile katılan/mağdurlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, bu nedenle sanığın katılanlara/mağdurlara yönelik dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mağdur ...'ın bozma sonrası, mağdurlar ..., ... ile ...'nin bozma öncesi alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi olduklarını, ancak katılma taleplerinin bulunmadıklarını beyan etmiş olmaları karşısında adı geçenlerin sıfatının gerekçeli karar başlığında "katılan" olarak belirtilmiş olması hususu ile gerekçeli karar başlığında, "09.10.2012" şeklinde eksik yazılan suç tarihinin, mağdur ... yönünden 16.10.2012; mağdur ... yönünden "17.12.2012"; mağdur ... yönünden "04.12.2012"; katılan ... ile mağdurlar ... ile ... yönünden "01.10.2012"; katılan ... yönünden "05.09.2012"; mağdur ... ile katılan ... yönünden "03.10.2012"; katılan ... ile mağdur ... yönünden "05.10.2012" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
A.Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile Katılanlar ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında katılanlar ..., ..., ... ile mağdurlar ..., ..., ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde aleyhe temyiz bulunmayan ve içeriğinde 7 ayrı katılan yönünden ayrı ayrı cezaya hükmetmeyen 28.04.2016 tarihli 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun kararda belirlenmiş olması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamede bu hususta düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Sanık İle Vasisi Ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
a.Oluş ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılan/mağdurların bir kısmı ile yüzü yüze bir kısmı ile de katılan/mağdurlar aracılığı ile iletişim kurup, harç parası adı altında haksız menfaat elde ettiği anlaşılmakla, her bir katılan/mağdura yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediğinin sanık ikrarı, katılan/mağdur beyanları, PTT kayıtları ile sabit olduğu; sanık ... hakkında, temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, aleyhe temyiz bulunmadığından kazanılmış hakkının korunduğu, mahkemece yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin her bir mağdur yönünden ayrı ayrı ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmadığına; sanığın suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
b.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile vasisinin ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Mağdur ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ile vasisi ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık tarafından bozma öncesi dosyaya sunulan 27.01.2014 tarihli dilekçesi ile katılan ...'ın zararının kısmen giderildiği iddiası ve ekinde sunduğu PTT tahsilat makbuzunun bu beyanı doğrulaması karşısında; katılan ...'ın usulünce yeniden beyanının alınarak zararının giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi tarihte giderildiği, tamamının ödenip ödenmediği, kısmi ödeme var ise katılan bu ödemeye muvafakatinin olup olmadığının sorulması ile 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesindeki koşullar da değerlendirilmek suretiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile Katılanlar ..., ..., ... ve ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ile vasisi ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ile vasisinin ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Mağdur ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik; sanık ve vasisi ile müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2024 tarihinde karar verildi.