WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/2440 E.  ,  2024/7946 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/199 E., 2020/47 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Davanın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/199 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mükerrerlik nedeniyle reddine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/24372 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40814 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40814 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2020 tarihli kararı ile sanıklar haklarında katılan ...'a yönelik aynı eylem sebebiyle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/120 esas, 2019/176 sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılıp mahkumiyet kararları verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,
Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/09/2019 tarihli ve 2019/120 esas, 2019/176 sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, sanığın katılan ...'a yönelik eylemi bakımından anılan kararın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarihli ve 2021/757 esas, 2021/1879 sayılı kararı ile "...Sanıklar hakkında müşteki ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de,
Kuşadası Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/10713 Esas 2016/2558 karar sayılı kararı ile müştekiler Zülküf ve Celal'e yönelik eylemler nedeniyle sanıklar hakkında TCK'nun 157/1. Maddesi uyarınca açılan kamu davasında mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Söke Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,
Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/68-69 Esas ve karar sayılı tensip kararı ile müşteki Celal'e yönelik eylemlerin tefrikine, aynı tensip kararı ile müşteki Zülküf'e yönelik eylemlerle ilgili olarak Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği,
Müşteki Celal'e yönelik eylemler nedeniyle tefrik edilen dosyanın Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/77 esas numarasını aldığı, 2018/77-73 esas ve karar sayılı karar ile dosyanın Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı ile gönderildiği,
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin karşı yetkisizlik kararı vermesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2018/8913 esas 2018/5812 sayılı kararı ile Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/68-69 esas ve karar sayılı yetkisizlik kararının kaldırıldığı, bu karar sadece müşteki Zülküf'e yönelik eylem ile ilgili olduğu halde Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/550 yeni esasında bu defa başta müşteki Celal'e yönelik eylem nedeniyle tefrik kararı verilmemiş gibi her iki müştekiye yönelik eylemle ilgili olarak yargılama yapıldığı HSK kararı ile yeni mahkeme kurulması nedeniyle dosyanın Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/120 esas numarasını aldığı ve yapılan yargılama sonunda sadece müşteki Zülküf'e yönelik eylem nedeniyle karar verilmesi gerekirken her iki müştekiye yönelik eylem nedeniyle hüküm kurulduğu,
Öte yandan müşteki Celal ile ilgili dosyayla ilgili olarak Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/86 sayılı karşı yetkisizlik kararı verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12/03/2019 tarih 2019/1844 -2946 esas ve kararı sayılı kararı ile Söke Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırıldığı,
Bu aşamadan sonra müşteki Celal'e yönelik eylem nedeniyle Söke Ağır Ceza Mahkemesinde alınan yeni esasın dosyanın fiziki incelemesinde ve uyap sistemi içerisinde yapılan incelemede görülemediği,
Sanıklar hakkında müşteki ...'a yönelik eylem nedeniyle Yargıtay 5 Ceza Dairesinin 2019/1844-2946 esas ve karar sayılı bozma kararı üzerine Söke Ağır Ceza Mahkemesinde alınan yeni esas numaralı dosyanın araştırılarak işbu mağdur ...'a yönelik eylem nedeniyle incelemeye konu kamu davası dosyasının birleştirilerek sonucunda elde edilecek delil durumuna göre hüküm kurulması gerekirken bu araştırmalar yapılmadan mahkumiyet hükmü tesis edilerek yasaya aykırılık oluşturulduğu,
İstinaf mahkemelerinde dosyanın ilk derece mahkemesindeki derdest dosya ile birleştirilmesine yasal olanak bulunmadığı,
Sanıklar hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında atılı suçun sübut bulup bulmadığı, aynı eylem nedeniyle mükerrer karar verilip verilmediğinin tespiti için işbu dosyanın sanıklar hakkında müşteki ...'a yönelik eylem nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2019/1844-2946 esas ve karar sayılı bozma kararı üzerine Söke Ağır Ceza Mahkemesinde alınan yeni esas numaralı dosya ile birleştirilmek üzere HÜKMÜN MÜŞTEKİ ...'A YÖNELİK EYLEM NEDENİYLE KURULAN KISMININ BOZULMASINA, ..." şeklindeki gerekçeye istinaden bozulduğu nazara alındığında,
Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2016 tarihli ve 2015/10713 soruşturma, 2016/2558 esas, 2016/2539 sayılı iddianamesi ile sanıklar haklarında müştekiler ... ve ...'e karşı dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmasını müteakip, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2017 tarihli ve 2016/881 esas, 2017/523 sayılı kararı ile sanıklara isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı verilmesini takiben, görevsizlik kararının verildiği Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2018 tarihli ve 2018/68 esas, 2018/69 sayılı kararı ile sanıklara müşteki ... yönünden isnat edilen suç bakımından dosyanın tefriki ile müşteki ... yönünden sanıklara yüklenen suça ilişkin olarak yetkisizlik kararı verildiği ve müşteki ... yönünden tefrik edilen dosyanın ise Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/77 esasına kaydedildiği, akabinde Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2015 tarihli ve 2018/77 esas, 2018/73 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine, Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2018 tarihli ve 2018/86 esas, 2018/56 sayılı kararı ile karşı yetkisizlik verilmesi sonrası, ortaya çıkan yetki uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12/03/2019 tarihli ve 2019/1844 esas, 2019/2946 sayılı ilamı ile Söke Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verildiği, anılan mercii tayini ilamını müteakip, sanıklara müşteki ... yönünden yüklenen suç bakımından dosyanın Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/199 esasına kaydedildiği,
Öte yandan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarihli kararında da belirtildiği üzere, müşteki ... bakımından sanıklara yüklenen suça ilişkin olarak Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2018 tarihli yetkisizlik kararı sonrası, dosyanın Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesibe gönderilmesi üzerine, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2018 tarihli ve 2018/233 esas, 2018/207 sayılı kararı ile karşı yetkisizlik verilmesi sonrası, ortaya çıkan yetki uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 18/09/2018 tarihli ve 2018/8913 esas, 2018/5812 sayılı ilamı ile Söke Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verildiği, anılan mercii tayini ilamını müteakip, dosyanın önce Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/550 esasına, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kurulması sonrasında ise anılan Mahkemenin 2019/120 esasına kaydedildiği cihetle,
Anılan açıklamalar ışığında, incelemeye konu Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2020 tarihli kararında sanıklar haklarında katılan ... yönünden isnat edilen suça ilişkin olarak davanın reddine gerekçe gösterilen Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/120 esas sayılı dosyasında yalnızca müşteki ... yönünden yargılama yapılıp karar verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek katılan ... yönünden de yargılama yapılmış olması ve sanıklara katılan ... yönünden isnat edilen eylem nedeniyle haklarında incelemeye konu dosya haricinde daha önce açılmış bir dava veya verilmiş bir hüküm bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde öngörülen davanın reddi koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden, Mahkemesince katılan ... yönünden yargılamaya devam edilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarihli bozma kararında belirtildiği üzere birleştirme hususunun değerlendirilmesi veya davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin;
“Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında;
“Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir.”
Denilmektedir.
3. İncelenen dosya içeriğine göre; Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.10.2016 tarihli ve 2015/10713 Soruşturma, 2016/2558 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında, mağdurlar ... ve ...'e karşı dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmasını müteakip, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2017 tarihli ve 2016/881 Esas, 2017/523 Karar sayılı kararı ile sanıklara isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verebileceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi sonrası, Söke Ağır Ceza Mahkemesi tarafından her iki mağdur yönünden dosyanın tefrik edilerek farklı esas numaralarına kaydedildiği ve yargılamalara bu şekilde devam olunduğu; Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/120 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararı ile sanıkların yalnızca mağdurlardan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle haklarında yargılama yapılıp hüküm kurulması gerekirken, her iki mağdura yönelik eylemleri esas alınarak kurulan mahkûmiyet hükümlerinin sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/757 Esas, 2021/1879 Karar sayılı kararı ile mağdur ...'a yönelik olarak gerçekleştirilen eylemler yönünden kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına hükmedildiği; buna karşılık, kanun yararına bozma talebine konu Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/199 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararı ile sanıkların her iki mağdura yönelik eylemleri yönünden de yargılamanın mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

4. Her iki dosya birlikte değerlendirildiğinde; kanun yararına bozma konusu yapılan Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/199 Esas, 2020/47 Karar sayılı mükerrerlik nedeniyle ret kararına konu yargılamanın, sanıkların mağdur ...'a yönelik gerçekleştirdikleri eylemlerine ilişkin olduğu ve Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/120 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/757 Esas, 2021/1879 Karar sayılı kararıyla bozulması üzerine, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/375 esas, 2022/90 Karar sayılı kararıyla bu mağdur yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; talep konusu davanın sanıkların katılan ...'a yönelik olarak gerçekleştirdikleri eylemler yönünden mükerrer olduğundan bahsedilemeyeceği cihetle, yargılamaya devam olunarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, mükerrerlik nedeniyle verilen ret kararı Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/199 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.