11. Ceza Dairesi 2023/2424 E. , 2024/4018 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/70 E., 2020/12 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mükerrerlik nedeniyle davanın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mükerrer olarak açılan kamu davasının reddine dair hükmün, istinaf edilmeksizin 18.03.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli ve 2022/13603 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41288 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41288 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2020 tarihli kararı ile sanık hakkında aynı eylem sebebiyle İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/411 esas, 2018/979 sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılıp 08/11/2018 tarihinde karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,
İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/411 esas, 2018/979 (bozma sonrası anılan Mahkemenin 2021/316 esas, 2021/675 karar) sayılı dosyası kapsamında yer alan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12/04/2018 tarihli 2017/55549 soruşturma, 2018/17036 esas, 2018/13186 sayılı iddianamede sanık hakkında Lyrica isimli ilaç için ... isimli kişi adına sahte olarak düzenlenmiş reçete nedeniyle kamu davası açıldığı halde, inceleme konusu resmi belgede sahtecilik suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 07/02/2019 tarihli 2019/9102 soruşturma, 2019/6199 esas, 2019/734 sayılı iddianamede ise sanık hakkında aynı ilaç için ... isimli şahıs adına sahte olarak düzenlenen reçete nedeniyle kamu davası açıldığı, bu itibarla anılan her iki iddianamede sahte oldukları ileri sürülen reçetelerin birbirlerinden farklı oldukları nazara alındığında, sanık hakkında ... isimli şahıs adına 25/04/2017 tarihinde sahte olarak düzenlenen reçeteye ilişkin olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2019 tarihli iddianamesi ile açılan dava haricinde başka bir kamu davasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, inceleme konusu reçete tarihinin 25/04/2017, ... adına düzenlenen diğer reçetenin ise 27/04/2017 tarihli olduğu ve incelemeye konu İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2020 tarihli kararında davanın reddi kararının yanı sıra Neurontin isimli ilaca ilişkin düzenlenen sahte reçete nedeniyle ayrıca sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına da karar verildiği dikkate alınarak, somut olayda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde öngörülen davanın reddi koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeden, Mahkemesince yargılamaya devam edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığı karar yerinde tartışılıp, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması halinde istinaf incelemesinden geçerek 04/11/2020 tarihinde kesinleşen İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2020 tarihli kararı ile sanık hakkında aynı suçtan verilen cezanın mahsup edilerek sonuç cezanın belirlenmesi suretiyle esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin; "Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir" hükmü yer almaktadır.
3. 5237 sayılı Kanun’un "Zincirleme suç" başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." şeklindedir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2019 tarihli ve 2019/9102 Soruşturma, 2019/6199 Esas sayılı iddianamesi ile "...24.04.2017 tarihinde Songül Kaya isimli hasta adına Op. Dr. ... imza ve kaşesi ile sahte olarak düzenlenen reçeteyi şikâyetçi ...'nun sahibi olduğu Aslı Eczanesine ibraz etmek suretiyle Neurontin isimli ilacı aldığı, 25.04.2017 tarihinde ise yine sahte olarak ... isimli hasta adına Op. Dr. ... imza ve kaşesi ile düzenlenen reçeteyi ibraz etmek suretiyle Lyrica isimli ilacı almak istediği ancak eczane çalışanlarının durumu farketmeleri nedeniyle ilacı alamadan eczaneden ayrıldığı..." iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama neticesinde, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararı ile "...Lyrica isimli ilaca ilişkin sahte reçeteyle ilgili İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/411 esas - 2018/979 karar sayılı dava dosyası üzerinden yargılama yapılarak karar verildiği gözönünde bulundurularak bu suç yönünden açılan kamu davasının CMK'nun 223/7. maddesi gereğince REDDİNE" karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği; sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2018 tarihli ve 2017/55549 Soruşturma, 2018/17036 Esas sayılı iddianamesi ile "...29.04.2017 tarihinde ... isimli hasta adına Op. Dr. ... imza ve kaşesi ile sahte olarak düzenlenen reçeteyi Millet Eczanesine ibraz etmek suretiyle Lyrica isimli ilacı almak istediği, ancak eczane çalışanlarının durumu farketmeleri nedeniyle ilacı alamadan eczaneden ayrıldığı..." iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama neticesinde ise, İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/675 Karar sayılı kararıyla suça konu reçete aslı ele geçirilemediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 24.12.2021 tarihli ve 2021/2051 Esas, 2021/2664 Karar sayılı esastan ret kararı sonrası kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Her iki dosya birlikte değerlendirildiğinde; kanun yararına bozma konusu yapılan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/12 Karar sayılı mükerrerlik nedeniyle ret kararına konu reçetenin, ... isimli hasta adına Op. Dr. ... tarafından düzenlenen 27792918 protokol numaralı reçete olduğu, buna karşılık mükerrer olarak kabul edilen İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/675 Karar sayılı beraat kararına konu reçetenin ise, aynı doktor tarafından ... isimli hasta adına düzenlenen 27811883 protokol numaralı reçete olduğunun anlaşılması karşısında; talep konusu davanın mükerrer olduğundan bahsedilemeyeceği; bununla birlikte, iş bu dosya kapsamında sanık hakkında dava konusu yapılan her iki reçete yönünden zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasına yerine, ... isimli hasta adına düzenlenen reçete yönünden mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/70 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!