11. Ceza Dairesi 2023/2415 E. , 2024/2156 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/4933 Değişik iş
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, şantaj
İNCELEME KONUSU
KARAR : Soruşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2022 tarihli ve 2021/2166 İhbar, 2022/1545 Karar sayılı soruşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/4933 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2023/1877 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40861 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40861 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 158. maddesi gereğince, ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilebileceği, bu karara karşı 173. maddedeki usule göre itiraz edilebileceği, itirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerinin başlatılacağı yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin; şüphelinin, müştekiden üst düzey tanıdıkları olduğu iddiasıyla müşteki hakkında açılmış olan dava ve icra takiplerini takip ettiği cihetle para aldığı ve müştekinin bir kadınla ilişkisi olduğunu öne sürerek şüphelinin kendisine şantaj yaptığı iddiasıyla şikayetçi olduğu somut olay nedeniyle yapılan inceleme sonunda, soruşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Müştekinin şikayetinde şüphelinin avukat katibi olmasına rağmen avukat olduğu ve işlerini takip ettiği iddiasıyla para aldığını iddia etmekle birlikte banka kayıtlarını ve görüşme dökümlerini sunduğu, şüphelinin kendisine şantaj yaptığına ilişkin iddialarda bulunduğu anlaşılmakla ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olmadığı gibi, iddia edilen eylemlerin suç oluşturup oluşturmadığı hususunda soruşturma yapılması gerektiği nazara alındığında itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.“ şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “İhbar ve şikâyet” başlıklı 158 inci maddesinin altıncı fıkrasında; “ (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.) İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından görülebilir.“ hükümleri yer almaktadır.
4. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin birinci fıkrasında;“Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." denilmektedir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...'ın 06.08.2021 havale tarihli dilekçesinde, kendisinin ... AVM genel müdürü olarak görev yaptığı dönemde, burada bulunan hukuk bürosunda avukat katibi olarak çalışan ...'ın, çeşitli icra müdürlükleri ve asliye hukuk mahkemelerinde görülen davalarında harç, masraf, keşif, bilirkişi vb. gerekçelerle ve bazen de ücretlerin yanlış yere yatırıldığını söyleyerek para talep ettiğini, paraların bir kısmını elden, bir kısmını da banka yoluyla bu kişiye gönderdiğini, ...'ın kendisine Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenmiş görünen 14.05.2019 tarihli yazı ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin sahte ilamını verdiğini, avukat olarak bahsettiği Serhat Tütüncü ile çalıştığını beyan ederek bu kişi ile kendisini görüştürdüğünü, bununla beraber; meslektaşının kızı ile ilişkisi bulunduğunu ileri sürüp şantaj yaparak para aldığını, 2018-2021 yılları arasında 2.000.000 TL'den fazla ödeme yaptığını iddia etmesi üzerine, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/2166 İhbar Dosya No sırasına kaydedilen evrakla ilgili olarak, yalnızca ...'a müzekkere yazıldığı ve 5271 sayılı Kanun’un, 158 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "...şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez..." hükmüne rağmen ...'ın talimat yoluyla şüpheli olarak ifadesinin alındığı, ...'ı alınan ifadesinde suçlamayı kabul etmeyerek; şikâyetçinin kendisine borcu olduğunu, whatsapp konuşmalarının kendisi tarafından yapılmadığını, bahse konu numarayı kullanmadığını, konuşmaların hayal ürünü olduğunu söylediği, akabinde resmi belgede sahtecilik ve şantaj iddialarına ilişkin herhangi bir soruşturma yapılmadan, dolandırıcılık suçu yönünden ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılamadığı, ayrıca şikâyetin soyut ve genel nitelikte de olmadığı gözetilerek, icra takip ve hukuk mahkemeleri dosyalarının getirtilerek incelenmesi, dosyaya sunulan USB ve whatsapp yazışmalarının incelenerek şikâyete konu kişi tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, suç tarihleri arasındaki tüm banka hesap hareketleri incelenerek savunma doğrultusunda araştırma yapılması, Adalet Bakanlığı ve Bölge Adliye Mahkemesi evraklarının sahte olup olmadığı araştırılarak varsa asıllarının temin edilmesi, dilekçede bahsedilen avukatın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğinden, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2022 tarihli ve 2021/2166 İhbar, 2022/1545 Karar sayılı soruşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itiraz üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma işlemlerine başlanması maksadıyla itirazın kabulüne karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/4933 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!