WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/1797 E.  ,  2024/941 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/2831 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2022 tarihli ve 2022/46940 Soruşturma, 2022/34431 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/2831 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.09.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.03.2023 tarihli ve 2022/29660 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37659 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37659 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikâyetinde özetle, 12/11/2018 tarihinde expertiz incelemesi yaptırmadan aldığı aracı 24/01/2022 tarihinde satmak istediğinde, 25/01/2014 tarihli muayene raporunda 350.052 km kaydı olmasına rağmen 18/02/2016 tarihlinde 266.306 km kaydının bulunduğunu öğrendiği, bu şekilde aracın kilometresi ile oynandığını iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde; araç muayene raporlarına göre 25/01/2014 tarihinde 350.052 kilometre ile muayene giren aracın 05/02/2016 tarihinde 266.088 kilometrede muayeneye girdiğinin anlaşıldığı, belirtilen dönem içerisinde kayıtlı araç sahibinin aracı müştekiye satmadığı, bu itibarla doğrudan müştekiye yönelmiş herhangi bir hileli hareketin bulunmadığı, ayrıca dava zamanaşımı süresinin dolduğu, şüphelilerin atılı suçları işlediklerine yönelik haklarında kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak nitelikte delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun üst sınırının 5 yıl olarak düzenlendiği, şikayete konu eylemin 25/01/2014-18/02/2016 tarihleri arasında gerçekleştiği, suçun işlenebileceği son tarihin 18/02/2016 olduğu, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, anılan suça ilişkin dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu ve bu sürenin halen dolmadığı gibi; incelenen muayene raporlarına göre aracın kilometresinin değiştirilmesi işleminin 25/01/2014 tarihi ile 18/02/2016 tarihleri arasında gerçekleştiği, araç tescil bilgilerine göre bu tarihler arasında 7 kez devir işlemi yapıldığı, bu tarihler arasındaki devir ve temliklerin araştırılması ile suç tarihi, suçun faili ve hileli hareketin yöneldiği gerçek mağdurun tespiti amacıyla araştırma yapıldıktan sonra hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... 19. Noterliğinin 12.11.2018 tarihli ve 17841 yevmiye numaralı sözleşmesi ile şüphelilerden ... tarafından şikâyetçiye satılan... plaka sayılı araca ilişkin sonradan yapılan kontrolde aracın kilometresinin düşürüldüğünün tespit edildiği ve bu şekildeki aracın satılarak dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, aracın 2017 yılı ve sonraki malikleri suçlamayı kabul etmemiş iseler de, 25.01.2014 tarihli TÜVTÜRK araç muayene raporunda 350.052 kilometrede görünen aracın, 05.02.2016 tarihli muayenede 266.088 kilometrede olduğunun belirlenmesi, kilometresi düşürülmüş bu aracın şikâyetçiye 12.11.2018 tarihinde satılarak menfaat temin edilmesi ve dosyada mevcut eski tescil bilgilerine göre, 26.12.2012 tarihindeki tescil işleminden sonra, aracın 23.06.2014 tarihinde el değiştirdiğinin ve bu tarihten sonra da noter satışı ile pek çok farklı tescil işlemine konu olduğunun anlaşılması karşısında; 2012-2017 arasındaki araç sahiplerinin ifadelerine başvurulması, geçmişe ait tescil bilgileri de dikkate alınmak suretiyle kilometrenin kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması, şikâyetçiye aracı satan şüpheliler ile ifadesine başvurulacak olan şüpheliler arasında ilgi ve irtibat bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken; "...yürütülen soruşturma kapsamında TuvTürk Araç Muayene raporları incelendiğinde 25/01/2014 tarihinde 350.052 kilometrede muayene giren aracın 05/02/2016 tarihinde 266.088 kilometrede muayeneye girdiğinin anlaşıldığı, belirtilen dönem içerisinde kayıtlı araç sahibinin aracı müştekiye satmadığı, bu itibarla doğrudan müştekiye yönelmiş herhangi bir hileli hareketin bulunmadığı, kaldı ki dava zamanaşımı süresinin dolduğu, şüphelilerin atılı suçları işlediklerine yönelik haklarında kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak nitelikte delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/2831 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi.