11. Ceza Dairesi 2023/1691 E. , 2023/4692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme
Müşteki Vodafone Telekomünikasyon A.Ş vekilinin katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar gören müşteki kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında kurulan hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunduğu kabul edilerek aynı Kanun'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği müşteki kurumun katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/350 Esas, 2014/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 kez 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/350 Esas, 2014/316 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/33573 Esas, 2022/11028 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, suça konu nüfus cüzdanı ile sanığın banka kredi ve telefon abonelik sözleşmeleri düzenlenmesini sağladığının sabit olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile de kamu davası açılmış ise de, suça konu nüfus cüzdanının ele geçirildiği, eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında kaldığı, sanığın, 5237 sayılı TCK'nin 44. maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması gerekeceği, ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına yer olmadığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ancak, sanığın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda sahte nüfus cüzdanını kullanarak düzenlettiği sahte banka ve abonelik sözleşmeleri ile son olarak suça konu sahte nüfus cüzdanı ile yakalanması ile ilgili olarak, fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde takdir hakkının kullanılması suretiyle alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılıp 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde sayılan kriterler esas alınarak, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine uygun şekilde cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek tek bir suçtan hüküm kurulup aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, ayrı ayrı iki kez resmi belgede sahtecilik suçundan hükümler kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/278 Esas, 2022/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ...Ş. vekilinin temyiz isteği; hatalı ve hukuka aykırı düşme kararının bozulmasına,
2. Katılan ... Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin temyiz isteği; katılan sıfatlarının kaldırılmasına dair karar ile düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılma kararı verilmesine ve düşme kararının bozulmasına,
3. Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin atılı suçlama ile ilgisinin bulunmadığına, buna rağmen cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna; ayrıca tebliğname tebliği üzerine de, tebliğname görüşü doğrultusunda karar verilmesine,
ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesinde verilen 25.09.2014 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, inceleme konusu hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/278 Esas, 2022/393 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!