WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/1269 E.  ,  2024/3041 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/130 Değişik İş
SUÇ : Sahte fatura kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulü kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/1226 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2022 tarihli ve 2022/2-1542 sayılı yazısı ile atılı suç yönünden zamanaşımının dolup dolmadığı hususunda infazda oluşan tereddütün giderilmesine yönelik talebinin reddine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/1226 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/130 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 17.02.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.03.2023 tarihli ve 2022/7922 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31981 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31981 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; sanık hakkında sahte fatura kullanmak suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, müsnet suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, dava konusu olayda suç tarihinin 25/01/2010 ve 25/11/2010 tarihleri olduğu, iddianame düzenlenme tarihinin 11/04/2014 olduğu, sanığın yargılama esnasında savunmasının 19/06/2014 tarihinde alındığı ve zamanaşımı süresinin bu tarihte kesildiği, Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2015 tarihli ve 2014/307 esas, 2015/95 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesinde yer alan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir.” hükmü gereğince Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2015 tarihli mahkûmiyet kararı ile zamanaşımının kesildiği, 17/02/2015 tarihinde zamanaşımı süresi son kez kesildikten sonra süreyi kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2021 tarihli

kararının sanık müdafiine 25/12/2021 tarihinde, katılan vekiline ise 29/12/20121 tarihinde tebliğini müteakip temyiz edilmeden 06/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi sebebiyle zamanaşımı süresinin son kez kesildiği 17/02/2015 tarihinden kesinleşme tarihi olan 05/01/2022 tarihine kadar olan sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suç tarihi olan 25/01/2010 ve 25/11/2010 tarihlerinden 05/01/2022 tarihine kadar olan sürede 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de aynı şekilde henüz dolmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama
" başlıklı 98 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.
" hükmü yer almaktadır.
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun'un "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlıklı 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, "...Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir." şeklindedir.
3. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasında,
"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
...
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." denilmektedir.
4. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
" başlıklı 67 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında ise;
"(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,

b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." hükmünü haizdir.
5. İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlünün yargılama konusu 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma eylemi yönünden suç tarihinin 25.01.2010 olduğu, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince öngörülen olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/1226 Karar sayılı mahkûmiyet tarihine kadar gerçekleşmediği ve zamanaşımının hesaplanmasında kesinleşme tarihinin esas alınamayacağı; bu itibarla, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.01.2022 tarihli ve 2022/2-1542 sayılı yazısı ile atılı suç yönünden zamanaşımının dolup dolmadığı hususunda infazda oluşan tereddütün giderilmesine yönelik talebinin, "...hükümde dava zamanaşımı yönünden herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı..." gerekçesiyle reddine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/1226 Karar sayılı ek kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen ek karara yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/130 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.