11. Ceza Dairesi 2023/1266 E. , 2023/5643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/5854 E., 2022/4903 K.
Sanık ... müdafiinin hükmü temyiz ettikten sonra sanığın 02.03.2023 tarihli dilekçe ile temyizinden vazgeçtiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... müdafii dışında temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii, müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2021/481 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile
a. Sanıklar ...,..., ..., ..., ... ve ... hakkında Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve son cümlesi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 1.312.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve son cümlesi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 1.575.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
c. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
Karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/5854 Esas ve 2022/4903 Karar sayılı kararı ile
a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... , sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçsuz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiilerinin temyiz istemi; sanığın suçsuz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçsuz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında gerekçesiz olarak üst hadden ceza tayin edildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığına ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçsuz olduğuna, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; dosyada neredeyse adı dahi geçmeyen, HTS kayıtlarında hiçbir faille iletişimi tespit edilemeyen, suçta kullanılan banka hesaplarıyla hiçbir bağı ve iltisakı olmayan müvekkilin müşterek fail olarak nitelendirilmesinin hukuk ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçsuz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir
7. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçsuz olduğuna, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir
8. Sanık ...'nin temyiz istemi; tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
9.Sanık ...'ın 02.03.2023 tarihli dilekçesi ile dosyanın onaylanmasını talep ettiği ve temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği anlaşılmıştır.
10.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ,sanık hakkında unsurları oluşmamasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulandığına ilişkindir.
11.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıklara üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, zincirleme suç nedeniyle verilen cezanın da üst hadden olması gerektiğine, sanıklar hakkında takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.11.08.2020 tarihinde katılan ...'ın kullanmış olduğu hattın kendisinde kayıtlı olmayan kişilerce arandığı, arayan kişilerin kendilerini katılana polis, hakim ve savcı olarak tanıttıkları, akabinde yaptıkları görüşmeler sırasında katılanı söz konusu hileli hareketlerle kendilerine inandırmaları neticesinde ilk olarak katılanın ... hesabında bulunan 22.540 TL parayı çektirdikleri ve kendileri tarafından söylenen ... isimli şahsın Halkbank nezdindeki hesabına gönderilmesini sağladıkları, yapılan inceleme neticesinde ... tarafından hesabına gelen paranın 10.000 TL'sinin sanık ... isimli şahsın Türkiye İş Bankası hesabına gönderildiği, yine ...'nın; hesabına gelen paranın 10.000 TL'sin kendisi adına kayıtlı bulunan Garanti Bankası nezdindeki hesaba gönderildiği, 2.530 TL'yi ise ... adına kayıtlı hesaba gönderildiği, daha sonra sırasıyla Garanti Bankası nezdindeki hesabına göndermiş olduğu 10.000 TL'nin ...'nın Türkiye İş bankası nezdindeki 2 farklı hesabına 3.000 ve 3.250 TL olarak gönderildiği, ... ve ...'nın şüpheli sıfatıyla alınan ifadelerinde; söz konusu banka hesaplarını sanık ...'nın kullandığını beyan ettikleri, sanık ...'nın ...'nın kardeşi ...'nın ise eşi olduğu ve olayda bu kişilere ait hesapların kendisi tarafından kullanıldığını kabul ettiği, ayrıca sanık ...'nın ifadesinden söz konusu işlemleri sanık ...'nin söylemesi üzerine yaptığının tespit edildiği ve bu işlemler karşılığında ...'nın ...'den gelen para miktarına göre komisyon aldığı, sanık ...'ya dosya içerisinde bulunan ve ... ile ...'ya ait hesaplardan para çekim anına ilişkin görüntüler gösterildiğinde, sanık ...'nın söz konusu para çekim işlemlerinin kendisi tarafından yapıldığını ikrar ettiği, sanık ...'nın ise alınan ifadeleri ve ikrara yönelik savunmalarından, söz konusu işlemleri sanık ... isimli şahsın teklifi üzerine gerçekleştirdiği, sanık ...'ın hesabına gelen parayı çekerek sanık ...'a teslim ettiği ve hesabına gelenin paranın yüzde 10'luk kısmını kendisine aldığının tespit edildiği, sanık ...'ın alınan ifadesinde; olayla ilgili ... isimli şahsı aynı cezaevinde kalmasından dolayı tanıdığını, bunun dışında kimseyi tanımadığını, hakkındaki iddiaları kabul etmediğini beyan ettiği, ancak dosya içerisinde bulunan evraklardan anlaşılacağı üzere, olay günü katılanı arayan ... adına kayıtlı 534 390 92 29 numaralı GSM hattın, sanık ...'ın kullanmış olduğu tespit olunan 552 293 28 47 numaralı hat ile aynı IMEİ nolu cihaza takılması, hat değişim sırasında aynı bölgede bulunmaları ve sanık ...'ın kullandığı değerlendirilen hat ve ... adına kayıtlı hat ile sanığın kardeşi ...'ın kullanımındaki hatlar arasında ortak irtibatı bulunması nedeniyle bahse konu hattın sanık ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği, bu haliyle sanık ...'ın alacağı muhtemel cezadan kurtulmaya yönelik beyanda bulunduğu, ayrıca sanık ... ve sanık ...'nın karşılıklı HTS kayıtlarının incelenmesine dair tespitlerin de sanık ...'nın beyanını doğruladığı, sanık ...'nin kullanmış olduğu hatta ilişkin HTS analiz raporunda, sanık ... tarafından kullanıldığı değerlendirilen telefon hattıyla; sanık ..., ..., sanık ... ve sanık ...'ın kullanmış olduğu hatlar arasında irtibat bulunması nedeniyle, sanık ...'nin de dolandırıcılık eylemine dahil olduğu, kaldı ki sanık ...'nin de soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olaya dahli olmadığını belirtmesine rağmen, kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde samimi ikrar mahiyetinde beyanlarda bulunarak üzerine atılı suçlamaları kabul ettiği, olayın devamında katılan ...'ın Akbank hesabından 2.591 TL paranın çektirilmesi sağlanarak daha sonra ... adına kayıtlı bulunan Ziraat Bankası nezdindeki hesaba 11.08.2020 tarihinde göndertildiği, ...'ın alınan ifadesinde söz konusu hesabı oğlu olan sanık ...'ın kullandığını belirttiği, sanık ...'ın alınan ifadesinde özetle; söz konusu para çekme işlemlerinin kendisi tarafından yapıldığını, Ziraat Bankası önünde para çekmek için beklediği sırada yanına gelen ve tanımadığı kişinin "Allah rızası için hesabını kullanabilir miyim" demesi üzerine hesabını bu şahsa kullandırttığını beyan ettiği, ancak yapılan HTS analiz çalışmasında; sanık ...'ın ..., sanık ..., ... ve sanık ...'nın hatlarıyla birlikte baz vermesinden ve sanık ... ile irtibat kaydının bulunmasından hareketle, sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte olduğu, olayın devamında katılan ...'a Kuveyt Türk hesabından 278.000 TL'yi sanık ... adına kayıtlı Deniz Bank nezdinde bulunan hesaba 12.08.2020 tarihinde göndertilmesinin sağlandığı, yürütülen soruşturma kapsamında ve alınan ifadelerden; aynı tarihte sanık ...'nin söz konusu paranın 7.600 TL'sini banka şubesine giderek elden teslim aldığı, kalan parayı şube içerisinden 170.000 TL ve 100.000 TL olmak üzere sanık ... adına kayıtlı olan Ziraat Bankası nezdindeki hesaba aynı tarihte iki parça şeklinde gönderdiği, sanık ...'nin alınan ifadesinde; söz konusu parayı sanık ... isimli şahsın kendisine söylemesi üzerine, kendisine vermiş olduğu sanık ... isimli şahsın İBAN numarasına gönderdiği, parayı gönderdiği sırada sanık ...'nın kendisini banka dışında beklediği, sanık ...'in alınan ifadesine göre; söz konusu işlemleri sanık ...'ın yönlendirmesi ile yaptığı ve hesaba gelen paranın tamamının sanık ... tarafından kullanıldığını beyan ettiği, ayrıca söz konusu paraların 170.000 TL'sini parça parça halinde değişik yerlerden çekerek sanık ...'a elden teslim ettiği, kendisine ait hesapta bulunan 100.000 TL ile bitcoin alım işlemlerinin ... tarafından ...adına kayıtlı hatla gerçekleştirildiğini beyan ettiği, sanık ...'nın ise alınan beyanında; söz konusu olay öncesinde sanık ...'ın kendilerinin Akbank hesabını kullanacağını ve bunun karşılığında gelen paranın yüzde 10'unun kendisine vereceğini söylediğini, bu konuşmanın olduğu sırada sanık ..., sanık ..., sanık ... ve kendisinin birlikte olduğunu, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini, ancak daha sonra sanık ...'in söz konusu parayı aldığını, kendisinin olaya müdahil olmadığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, sanık ...'ın alınan beyanında ise; sanık ... ile aralarında ticari bir ilişki olduğunu, sanık ... ve sanık ...'yi tanımadığını, üzerine atılı iddiaları kabul etmediğini beyan ettiği, yürütülen soruşturma kapsamında alınan HTS kayıtlarında, sanık ... tarafından hesabına gelen paranın sanık ...'e havale yapıldığı ve 7.600 TL nin elden çekildiği saatte; sanık ..., sanık ... ve sanık ... isimli sanıkların söz konusu banka şubesine yakın bir konumda bulunmaları nedeniyle sanık ...'nin HTS kayıtlarının ifadesiyle uyumlu olduğu, sanık ...'e ait hesaptan Btctürke para yatırılması sırasında sanık ..., sanık ... ve sanık ...'ın İstanbul ili Bağcılar semtinde yan yana olmalarına rağmen sanık ...'in kullandığı değerlendirilen telefon hattının Kocaelinde olmasından ve bitcoin alım işleminin gerçekleşmiş olduğu IP Port bilgisinin; ...adına kayıtlı 535 822 44 78 numaralı GSM hattı üzerinden sanık ... isimli şahısça kullanıldığına ilişkin alınan HTS analiz raporuyla tespit edilmesinden, söz konusu işlemlerin ... tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı ayrıca yapılan HTS analiz çalışması ve PTS kayıtlarından, sanık ...'in hesabından parçalı şekilde 163.000 TL nin çekildiği esnada, sanık ... ve sanık ...'in sürekli olarak birbirlerine yakın baz istasyonlarını kullanmaları, irtibatlı olmaları ve söz konusu işlemler sırasında sanık ...'nın yanlarında bulunduğuna dair tespitler yapılması dikkate alındığında, sanıkların birlikte hareket ettikleri, sanık ...'nın kullandığı hat ile sanık ...'ın kullandığı değerlendirilen hat arasında 10.08.2020 tarihinde iki irtibat bulunduğu; sanıklar ..., ... ve ... isimli şahısların kullanmış oldukları hatların 06.08.2020 tarihinde saat 09:55 ile 15:56 sıralarında birbirlerine çok yakın mesafedeki baz istasyonlarında kullandığının tespit olunduğu, söz konusu bilgiler doğrultusunda sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın olay sırasında birlikte hareket ettikleri anlaşılmakla; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde zincirleme surette haksız menfaat temin etmek suretiyle 5237 saylı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ve üçüncü fıkrası kapsamında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda özetle, olayın anlatıldığı şekilde meydana geldiğini, zararının tamamen karşılanmasını istediğini, kısmen zarar giderimi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanıklar lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediğini beyan etmiştir.
3. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
4. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... suçu inkara yönelik savunmada bulunmuşlardır.
5. Banka dekontları, HTS kayıtları , CD inceleme tutanakları, telefon inceleme tutanakları dosya arasındadır.
6. Sanıklara ait güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/5854 Esas ve 2022/4903 Karar sayılı karar başlığında suç tarihinin 12.08.2020 olduğu gözetilmeden "11.08.2020" şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettikten sonra, 02.03.2023 tarihli dilekçe ile sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyizi yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan vekilinin temyizinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Somut olayda; sanıkların eylem üzerinde iş bölümü ve ortak hakimiyet kurarak katılanı farklı günlerde arayarak haksız menfaat elde etmiş oldukları anlaşılmakla; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye ve sanık ... müdafii Av. ...'ın 19.12.2022 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu ve 29.03.2023 tarihli dilekçesinde kararın onaylanmasını talep etmiş olduğu bu talebin ivedilikle dosyanın incelenmesi talebinden ibaret olduğu değerlendirilmekle tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyizinin incelenmesine yer olmadığına ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Sübut ve Suçun Unsurları Yönünden
Sanıkların tevil yollu ikrarları, tanıklar ve katılanın oluşa ve dosya kapsamına uygun tutarlı beyanları, sanıklar ve katılan arasındaki mesajlar, banka dekontları, HTS kayıtları ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre sanıkların yüklenen suçu işledikleri anlaşılmakla, sanıkların mahkûmiyetlerine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ceza Miktarı Yönünden
Katılanın süreç içerisinde uzun ve yoğun aramalar yapılarak kandırılması, sanıkların suçun işlenmesindeki ısrarı ve suç tarihine göre meydana gelen zararın ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanıkların kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıklar hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve " sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın duruşmadaki tutum ve davranışları, geçmişleri ve cezanın failin geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak sanıklara verilen ceza TCK'nın 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmesine ; sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin sabıkalı oluşu, geçmişleri ve suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri nedeniyle sanıklar hakkında takdiren TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanıklar hakkında takdirim uygulanıp uygulanmamasına karar verildiği, zararın tamamen giderilmediği ve kısmi giderim nedeniyle katılanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığı gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, hükmedilen hapis cezasının süresine göre erteleme, seçenek yaptırım ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanamayacağı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafiilerileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettikten sonra, 02.03.2023 tarihli dilekçe ile sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/5854 Esas ve 2022/4903 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykır olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!