WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/1108 E.  ,  2024/3546 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/2314 Değişik iş
SUÇLAR : Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2019 tarihli ve 2018/54707 Soruşturma, 2019/46872 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/2314 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.03.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/16780 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17897 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17897 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin 18/06/2018 tarihli şikayet dilekçesinde; 2011 yılında kendi şirketine ait olan arsaya şüpheli müteahhit ...'nın AVM ve konut yapma-satma kiralama projesi kapsamında anlaştıkları, arsasını şüphelinin kurduğu ancak kayden yetkilisi olmadığı ve diğer akrabası olan şüphelilerce kurulup işletilen... Şirketi'ne devrettiği halde bedelin ilk başta bir kısmı peşin, kalanı daire başına belli yüzde şeklinde verilmesi anlaşmasının ek ve tadil sözleşmelerle yıllarca sürekli yenilendiği, şüpheli ...ve müştekinin... Şirketi'nde ortak olmadıkları ancak bir icra kurulu kurulduğu ve bu kurulda bulunarak her türlü şirket işleyişi denetimini yapmayı kararlaştırdıkları, ancak zaman içerisinde bu şirketin kuruluş ya da arttırılan sermaye ödemelerini yapmadıkları hâlde hamiline hisse senedi çıkarıp bunu müştekiye verdikleri ve geçerliliğinin olmadığı, ayrıca icra kurulundan bazı kararların müştekinin bilgisi dışında sahte imza ile onaylandığını, bazı taşeron firmalarla olan ticari ilişkiler bakımından şüpheli Ziya'nın başka şirket ya da proje kapsamında yaptırdığı işlerin ödemelerinin şüpheli ve müştekinin haricen yürütttükleri... Şirketi üzerine borç kaydedildiği, şirketin bazı olmayan hayali firmalarla olmayan ticari ilişkisi var gibi evrak düzenlendiği, diğer kurucu ve yönetimdeki şüphelilerin de bu eylemleri bilerek iştirak ettiğinin iddia edildiği olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, anılan suçlardan kamu davası açmak için yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, anılan karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu ve Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14/12/2020 tarihli ve 2020/2275 esas, 2020/11982 sayılı ilâmı ile şirkete karşı alacaklı olan şahısların tespiti ile tanık olarak beyanlarının alınması, onlara şirket üzerinden yapılan ödemelerin bu şirkete mi başka şirket ya da proje kapsamında yapılan işlere mi ait olduğunun tespiti, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu edilen 18/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturma safhasında aynı hususta düzenlenen 05/12/2018 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler gözetilerek yeniden uzman kişilerden rapor aldırılması, müştekinin şirket adına gelen 4 tır inşaat demirinin teslimine ilişkin icra kurulu kararındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası kapsamında ilgili belgenin temini ile imza incelemesi yaptırılması, şüpheli beyanlarında isimleri geçen Kübra Barutçuoğlu, Burcu Barutçuoğlu ve Reyhan Çekmen isimli şahısların tanık beyanlarının alınması, müşteki vekilinin 01/02/2019 tarihli dilekçesine ek olarak sunduğu belgelerde ismi geçen Serdar Çavlı ve Kübra Öztürk isimli şahısların tanık olarak beyanlarının alınması akabinde şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda isabet olmadığı gerekçesiyle, anılan kararın kanun yararına bozulması akabinde, tanık beyanlarının alındığı, şirket adına gelen 4 tır inşaat demirinin teslimine ilişkin icra kurulu kararının aslının temini için Bursa Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazıldığı ancak ilgili belgenin aslının temin edilemediğinin bildirildiği, yeniden alınan 13/08/2021 tarihli uzman bilirkişi raporunda, "Şirketin sermaye artırımına dair alınana toplantı kararlarında nakit ödeme olarak taahhüt edildiği bu nedenle YMM Raporunda şirket borçları ve cari ödemelerinden düşüleceğine dair bir bildirimin bulunmadığı ve bu haliyle Bursa Ticaret Sicil Memurluğu'nca tescil edildiği, ancak firmanın yetkililerince şirketin arttırılan 9.500.000,00 TL sermayenin bir kısmını şirket ortakları hesabından ve firma carileri hesabından karşıladığı ancak bu işlemlerin yapılacağına dair herhangi bir karar ve Ticaret sicil memurluğunda tescilinin bulunmadığı,...sermaye arttırımında nakit yapılması gereken sermaye yerine, cari ve ortaklar hesabındaki işlemlerden kaynaklı sorumlularının o dönemdeki şirket yetkililerin olduğu..." şeklinde görüş bildirildiği nazara alındığında, sermaye arttırımının raporda belirtildiği şekilde usulsüz olarak yapıldığı döneme ilişkin şirket yetkililerinin tespiti sonrasında ilgili şahısların hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi vekilinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 18.06.2018 havale tarihli dilekçesinde; 2011 yılında kendi şirketine ait olan arsaya AVM ve konut yapma, satma ve kiralama projesi kapsamında şüpheli ... ile anlaştıklarını bu arsayı, şüphelinin fiilen işlettiği ancak kayden yetkilisi olmadığı ve akrabası olan diğer şüpheliler tarafından kurulup yönetilen... Gayrimenkul Yatırım Hafriyat İnşaat San.Tic.Aş.'ne devrettiği halde, bedelin önce bir kısmı peşin, kalanı daire başına belli yüzde şeklinde verilmesi anlaşmasının ek ve tadil sözleşmelerle yıllarca sürekli yenilendiğini, şüpheli ... ve şikâyetçinin... şirketi'nde ortak olmadıklarını ancak bir icra kurulu kurulduğunu ve bu kurulda bulunarak her türlü şirket işleyişi hakkında denetim yapmayı kararlaştırdıklarını, ancak zaman içerisinde bu şirketin kuruluş ya da arttırılan sermaye ödemelerini yapmamalarına rağmen, hamiline hisse senedi çıkarıp bunu şikâyetçiye verdiklerini ve bu devrin geçerliliğinin olmadığını, ayrıca icra kurulundan bazı kararların şikâyetçinin bilgisi dışında onaylandığını, bazı firmalarla olan ticari ilişkiler bakımından başka şirket ya da proje kapsamında yapılan işlere ait ödemelerin... şirketi üzerine borç kaydedildiğini, şirketin bazı olmayan hayali firmalarla ticari ilişkisi varmış gibi evrak düzenlediğini, diğer kurucu ve yönetimdeki şüphelilerin de bu eylemlere iştirak ettiklerini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturmada; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2019 tarihli ve 2018/54707 Soruşturma, 2019/46872 Karar sayılı kararı ile "...müşteki vekilinin dilekçeleri, müşteki beyanı, şüphelilerin savunmaları, bilirkişi raporları, suç tarihi, şikayet tarihi, taraflar arasındaki ilişkinin başlayış şekli, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün raporu, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulunun 17/04/2019 tarihli yazısı, ibraz edilen dilekçeler, bilirkişiler ve raporları ile ilgili ibraz edilen dilekçeler, ibraz edilen uzmanlık raporları, ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçlardan şüpheliler hakkında kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/6589 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmesini müteakip, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/2275 Esas, 2020/11982 Karar sayılı ilamı ile; "...şirkete karşı alacaklı olan şahısların tespiti ile tanık olarak beyanlarının alınması, onlara şirket üzerinden yapılan ödemelerin bu şirkete mi başka şirket ya da proje kapsamında yapılan işlere mi ait olduğunun tespiti, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu edilen 18/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturma safhasında aynı hususta düzenlenen 05/12/2018 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler gözetilerek yeniden uzman kişilerden rapor aldırılması, müştekinin şirket adına gelen 4 tır inşaat demirinin teslimine ilişkin icra kurulu kararındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası kapsamında ilgili belgenin temini ile imza incelemesi yaptırılması, şüpheli beyanlarında isimleri geçen Kübra Barutçuoğlu, Burcu Barutçuoğlu ve Reyhan Çekmen isimli şahısların tanık beyanlarının alınması, müşteki vekilinin 01/02/2019 tarihli dilekçesine ek olarak sunduğu belgelerde ismi geçen Serdar Çavlı ve Kübra Öztürk isimli şahısların tanık olarak beyanlarının alınması akabinde şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda isabet olmadığından..." bahisle Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/6589 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması sonrası yeniden yapılan soruşturma neticesinde, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının Sulh Ceza Hakimliğine hitaben yazdığı 01.09.2021 tarihli yazısı ile "...soruşturmanın genişletilmesi kararı verilen dosyada, belirtilen hususların tamamlandığı ancak şirket adına gelen 4 tır inşaat demirinin teslimine ilişkin icra kurulu kararı evrakının aslının temin edilemediği gibi şikâyetçinin alınan beyanında imzanın kendisine ait olduğunu ancak bu belgenin fotokopi yolu ile başka evraktan aktarıldığını belirttiğinden, söz konusu belge aslı ile ilgili imza yazı incelemesi yaptırılamamış olup, Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2018/54707 Soruşturma sayılı soruşturma dosyası yazımız ekinde tarafınıza gönderilmiştir..." denilmek suretiyle itiraz hakkında bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/2314 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; şikayet dilekçesinde,... A.Ş.'nin sermaye artışı yaparak artan sermayenin arsa alacağından mahsup edilmesinin kararlaştırıldığının ve hamiline yazılı hisse senetlerinin yüzde ellisinin arsa payından düşülmek üzere şikâyetçiye devredildiğinin, ancak sermayenin tamamı ödenmeden hisse senetleri basıldığının ve şirket sermayesinin kurucu ortaklar şirketten alacaklı olarak gösterilerek mahsup yapılmak suretiyle ödendiğinin, bununla birlikte;... İnşaat, Arcan Mimarlık, Mirza Tasarım, ...Mimarlık, Emak Yapı denetim, Karadayı Mühendislik,... Hafriyat, Espen Yapı, Ar-İs Ltd. ve ... Ltd. isimli firmalara haksız ödeme yapılarak şirketin zarara uğratıldığının, esasen yapılan bir takım işlerin şüphelilere ait Arslanlar grubu şirketlerine ait işler olduğunun iddia edilmesi, 05.12.2018 tarihinde alınan tek kişilik bilirkişi raporunda iddiaya konu eylemlerin tam olarak açıklanamaması, 18.07.2019 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda cezai işlemi gerektirecek somut delil bulunmadığının belirtilmesi ve yine 13.08.2021 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunun da benzer nitelikte olup, Ar-İs Ltd. yönünden tespitin uzman bilirkişilerce yapılması gerektiğinin bildirilmesi ile Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/2275 Esas, 2020/11982 Karar sayılı ilamında yer alan uzman kişilerden rapor aldırılması hususu da gözetilerek, ifadesine başvurulmayan ...Mimarlık ve... Hafriyat isimli firma yetkililerinin beyanları alındıktan sonra, sermayenin tamamı ödenmeden hisse senetleri basılmasının ve şirket sermayesinin kurucu ortaklar şirketten alacaklı olarak gösterilerek mahsup yapılmak suretiyle ödenmesi hususunun, yapılan işlem tarihi de dikkate alınmak suretiyle şikayetçiyi zarara uğratacak nitelikte olup olmadığının,... İnşaat, Arcan Mimarlık, Mirza Tasarım, ...Mimarlık, Emak Yapı denetim, Karadayı Mühendislik,... Hafriyat, Espen Yapı, Ar-İs Ltd. ve ... Ltd. isimli firmalara haksız ödeme yapılarak şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığının, uğratılmış ise miktarının ve her bir şüphelinin ayrı ayrı sorumluluğunun belirlenmesi yönünden,... A.Ş., Arslanlar grubu şirketleri ve iş yapılan diğer şirketlere ait defter, belge ve kayıtların getirtilip karşılıklı inceleme yapılması suretiyle konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak tespit edilmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayininin gerekmesi nedeniyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.03.2022 tarihli ve 2021/2314 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.03.2024 tarihinde karar verildi.