WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/1075 E.  ,  2024/641 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/3351 Değişik iş
ŞİKÂYETÇİ :... Isı Yalıtım Plastik ve İnş.Ltd.Şti. yetkilisi ...
ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ..., ...
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2021 tarihli ve 2019/18915 Soruşturma, 2021/10230 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.08.2021 tarihli ve 2021/3351 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.08.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli ve 2022/6226 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8474 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8474 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı'nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Soruşturmaya konu somut olayda, müşteki vekili tarafından, müvekkili ... Isı Yalıtım Plastik ve İnş. San. Dış Tic. Nakl. Ltd. Şti. İsimli şirket ile şüpheli ...Tekstil isimli şirketin uzun süre ticaret yaptıklarını, yaptıkları iş karşılığında 31/01/2019 keşide tarihli ve 63.000,00 Türk lirası bedelli çekin şüpheli şirket tarafından verildiğini ve bu çekin karşılıksız çıktığını, bu çekle ilgili icra takibi başlatıldığını, çekin şirket yetkilisi dışında birine bilerek haksız kazanç elde etmek amacıyla imzalattırıldığını, bu çekle ilgili şüpheli şirket tarafından borcu ödememek amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, müvekkil şirket çalışanı ... ile şüpheli şirket yetkilisi ...'ın watsapp yazışmalarının olduğunu, belirterek şikayetçi olması üzerine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından ve şikayete konu olayın hukuki ihtilaf içerdiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Şüpheli ...'ın kolluk huzurunda alınan savunmasında müşteki şirket ile yetkilisi olduğu ...Tekstil isimli şirket arasında ticari ilişki olmadığı ve borçlu olarak çek düzenlenmediği şeklindeki savunması karşısında, ticari ilişki olduğunun tespiti amacıyla şikayet dilekçesine ek olarak sunulan faturaların temin edilmesi, şikayete konu çek üzerinde imza yazı incelemesi yaptırılması, yine alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla şikayete konu çeke ilişkin yapılan icra takip dosyasının getirilerek incelenmesi ve inceleme tutanağı tanzim edilmesi, müşteki şirket çalışanı olan ...'ın şüpheli şirket yetkilisi ile telefon ile yazıştığı GSM numarasının aidiyetinin tespitinin yapılması sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi... Isı Yalıtım Plastik ve İnş.Ltd.Şti vekilinin 19.07.2019 tarihli dilekçesinde, şikâyetçi şirket ile ...Tekstil firması arasında yıllardır devam eden ticari bir ilişkinin bulunduğunu, cari hesap usulü çalıştıklarını, ödemelerin şüpheliler tarafından kimi zaman çek, kimi zaman da banka havalesi veya kredi kartı aracılığıyla yapıldığını, verilen çeklerin bir kısmının ödendiğini ancak firmanın işlerinin kötüye gitmesinden sonra ödemelerde gecikmelerin yaşanmaya başladığını ve son teslim edilen çeklerin ödenmediğini, bu kapsamda şüpheliler tarafından gönderilen 31.01.2019 keşide tarihli ve 63.000,00 TL bedelli, 30.06.2019 keşide tarihli ve 50.000,00 TL bedelli, 31.05.2019 keşide tarihli ve 50.000,00 TL bedelli, 30.04.2019 keşide tarihli ve 50.000,00 TL bedelli çeklerin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığını, bu çeklerden 31.01.2019 keşide tarihli ve 63.000,00 TL bedelli çek yönünden ihtiyati haciz kararı alınmasından sonra icra takibi başlatıldığını, haciz sırasında şüphelilerden ...'ın, borçtan haberdar olduğuna dair beyanda bulunduğunu fakat devam eden süreçte borca ve imzaya itiraz ettiğini, oysa ki bu çekin şüpheliler tarafından Yurtiçi Kargo ile gönderildiğini, çekin yetkisiz bir başka kişiye imzalattırılarak, imzanın ve borcun inkar edilmesi suretiyle menfaat temin edildiğini, öte yandan şüphelilerin gerçeğe aykırı bir şekilde şikâyetçi şirket yetkilisi hakkında da resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını, bu dosyanın soruşturmasının devam ettiğini belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüphelilerin ifadelerine başvurulduğu, şüpheli ... alınan ifadesinde; ...Tekstil isimli şirketin eski yetkilisi ve sahibi olduğunu, şikâyetçi şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, kargo ile çek yollamadığını, herhangi bir evrak da imzalamadığını söylediği, diğer şüpheliler de benzer beyanda bulundukları, bununla birlikte şikâyetçi şirket çalışanı ...'ın bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında, ticari ilişkinin mevcut olduğunu belirterek şüpheli ... ile yaptıkları görüşme kayıtlarını ibraz etmesi ile bir kısım faturalar ve cari hesap ekstrelerinin de şikâyet dilekçesi ekinde sunulması karşısında; öncelikle ...Tekstil isimli şirketin eski ve yeni tüm ortak ve yetkililerinin suç tarihlerini de kapsayacak şekilde tespit edilmesi, suça konu çek ile önceden verilen çek ya da bonoların kim tarafından düzenlendiğine ilişkin imza ve yazı incelemesi yaptırılması, gerekirse ticari ilişkinin tespitine yönelik defter ve belgelerin bilirkişiye incelettirilmesi, kargoya ilişkin belgelerin ilgili firmadan temin edilerek kim tarafından gönderildiğinin araştırılması, icra takip dosyası ile icra hukuk mahkemesine ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren kısımların onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, şikâyetçi şirket yetkilisi hakkındaki suç duyurusuna konu dosyanın akibetinin araştırılması, mümkünse birleştirme hususunun değerlendirilmesi, değilse dosyanın incelenmesi, ibraz edilen yazışmaların şüphelilerden hasıl olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken; "...dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamasının gerektiği, resmi belgede sahtecilik suçunda ise söz konusu çekin karşılıksız çıkmasının belgede sahtecilik suçunun oluşması için yasal unsurları ihtiva etmediği, keza şüpheliler ile müşteki şirket arasında ticari bir ilişki olduğu, ticari ilişkiye ilişkin borcun ödenmesinde gecikme yaşandığı, bu ihtilafında hukuki uyuşmazlık olduğu ve böylelikle atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı.." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.08.2021 tarihli ve 2021/3351 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.