11. Ceza Dairesi 2022/9996 E. , 2023/5804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/379 E., 2022/1559 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2012 tarihli ve 2011/530 Esas, 2012/551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2012 tarihli ve 2011/530 Esas, 2012/551 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 11.11.2015 tarihli ve 2015/5837 Esas, 2015/6424 Karar sayılı kararı ile "1-sanıkların, katılanı 22.07.2011 tarihinde telefonla arayarak hileli yollarla aldatıp para yatırması hususunda ikna ettikleri, 25.07.2011 tarihinde tekrar aynı mizansen ile katılanın para yatırmasını sağlayarak yatırılan parayı çektiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanıkların eyleminin zincirleme olarak işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalarında arttırım uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,2-sanıklar hakkında belirlenen birim gün sayısının adli para cezasına dönüştürülmesinde uygulanan yasa maddesinin hükümde gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,3-sanık ...'in adli sicil kaydına göre, Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/515-432E.-K..sayılı 28.4.2009 kesinleşme tarihli, 10 ay hapis cezasına ilişkin erteli mahkumiyet kararının tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşıldığından sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2017/379 Esas, 2022/1559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarih ile "uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği" tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma öncesi mahkumiyet kararının verildiği 03.05.2012 tarihi ile bozma sonrası mahkumiyet kararının verildiği 21.06.2022 tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2017/379 Esas, 2022/1559 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, kararın temyiz dışı sanıklar ... ve ...'a sirayetine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!