11. Ceza Dairesi 2022/8390 E. , 2023/6015 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2490 E., 2021/1269 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 Tarihli ve 2017/595 Esas, 2018/172 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanıklar ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 07.07.2021 Tarihli ve 2018/2490 Esas, 2021/1269 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanıklar ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılanın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği,
1.Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik, sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sabit olduğuna ve cezalandırılmaları gerektiğine, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine,
2. ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik, yüklenen suçun unsurları oluştuğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1....'un yetkilisi olduğu ... EMR İmar Plan Org. Turz.İnş. Gıd. Giy. Oto. Koor. ve Güv. Malz. Taah. San. İç ve Dış Tic. Ltd şirketine ait suça konu iki adet 30.000,00 TL bedelli çek ile bir adet yine 30.000,00 TL bedelli senedin, katılan ...'e şirketin asansör işlerine ilişkin yaptığı iş karşılığı olarak şirkette çalışan ancak katılanın beyanına göre 2016 Nisan olarak kabul edilen suç tarihinde çek düzenleme yetkisi bulunmayan sanık ... tarafından imzalanmak suretiyle verildiği, katılanın da suça konu çekleri ticari münasebet nedeniyle Golden şirketine verdiği ancak vade tarihinde çeklerin karşılıksız çıkması üzerine anılan şirket tarafından ... EMR şirketi ve katılan hakkında icra takibi başlatıldığı, katılanın bu süreçte haricen ...'un bilgilendirmesiyle sanık ...'ın imza yetkisinin olmadığını öğrenmesi üzerine sanık hakkında şikayette bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, 30.05.2016 tarihi itibariyle ... EMR şirketinin devrini alarak şirket yetkilisi olan sanık ...'ın şirket adına icra takibi sırasında ve yargılama aşamasında borcu kabul ettiği belirlenmiştir. Ankara 4. İcra Dairesinin ilgili takip dosyalarının bir örneği dosya arasına alınmıştır.
3. Suça konu çekler üzerindeki imzaların suç tarihinde şirket yetkilisi olan ... eli ürünü olmadığı, ... ve ...'a ait olup olmadığına ilişkin kanaat edinilemediğini bildirir 12.12.2016 ve 02.06.2017 tarihli bilirkişi raporlarının alınmış olduğu anlaşılmıştır.
4. ...'un, şirket kuruluşunda ... EMR şirketi adına iş ve işlemlerde bulunmaya, her türlü evrakı imzaya yönelik sanık ... 'a vermiş olduğu 11.05.2012 tarihli vekaletname örneği ile ...'un, ... EMR şirketi adına daha önce ...'a şirket iş ve işlemlerine yönelik vermiş olduğu vekaletten azline ilişkin 09.03.2016 tarihli azilname örneği dosya arasında bulundurulmuştur.
5. Mahkemece yukarıda anılan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... hakkında, her ne kadar borcu kabul etmiş ise de suç tarihinde imza yetkisi olmadığı halde suça konu çekleri şirket adına imzaladığı kabul edilerek, eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; suça konu çekler ile bononun keşidecisi olarak görülen, "... EML İmar Plan Org, Turz. İnş. Gıd. Gıy. Oto. Kor ve Güv. Mlz. Tah. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ni" oğlu olan diğer sanık ...'ın arkadaşı olması nedeniyle tanıdığı olay tanığı ...'un adına kendisinin kurduğunu, ancak; şirkette yetkili olarak resmiyette ...'un görünmesine rağmen şirket işlerini fiilen kendisinin yönettiğini ve bu kapsamda katılan ile anılan şirket adına yapılan bina için asansör yapmak üzere kendisinin sözleşme yaptığını, suça konu çekleri ve senedi bu anlaşma karşılığında katılana verdiklerini, sonradan şirketin mali durumu bozulunca çeklerin ve senedin ödemesini yapamadıklarını, çek ve senetlerin İcra Müdürlüğü vasıtasıyla takibe konulduğunu ve yapılan takibe de itiraz etmediklerini, borçlarını inkar etmediklerini beyan etmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince sanığın aşamalardaki tutarlı savunmalarının, katılanın beyanları ve tanık beyanlarıyla doğrulandığı, dosya kapsamında mevcut anılan şirket yetkilisi ...'un, "vekili olarak görevlendirdiği sanık ...'ı vekilliğinden azil ettiğine dair" Yenimahalle 2. Noterliğinin 06.03.2016 tarih ve 3675 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki azilnamenin içeriğine göre de, sanık ...'ın, söz konusu şirket adına görevlendirildiği ve bu doğrultuda çek ve senetleri imzaladığı kabul edilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda anılan beyan ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı belirtilerek, somut olayda sanığın sahtecilik kastıyla hareket etmediği kabul edilmiş, sanık hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 gün ve 2017/595 esas 2018/172 karar sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve sanık ...'ın unsurları oluşmayan "resmi belgede sahtecilik" suçundan beraatine dair temyize konu beraat hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılanın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. ... EML İmar Plan Org, Turz. İnş. Gıd. Gıy. Oto. Kor ve Güv. Mlz. Tah. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. İle katılan ... arasında şirketin asansör işlerinin yapılmasına ilişkin dosyada örneği bulunan 26.08.2015 tarihli sözleşmenin yapılmış olduğu ve bu sözleşmede ödemenin suça konu çek ve senetlerle yapılacağının ve şirketin borçlu olduğu miktarın açıkça belirtildiğinin anlaşılması, çeklerin vade tarihleri ve dosyada mevcut katılan tarafından anılan şirkete çekilen ödememe protestosu tarihleri dikkate alındığında suça konu çeklerin verildiği tarihin de net olarak belirlenememesi karşısında, ...'un, şirket kuruluşunda ... EMR şirketi adına iş ve işlemlerde bulunmaya, her türlü evrakı imzaya yönelik sanık ... 'a vermiş olduğu 11.05.2012 tarihli vekaletname ile sanığı vekaletten azlettiğine ilişkin 09.03.2016 tarihli azilname tarihleri gözetilerek sözleşme tarihi itibariyle sanık ...'ın şirket adına iş ve işlemlerde bulunmaya yetkili olduğu, alınan beyan ve toplanan delillere göre de fiilen şirketin sanık tarafından yönetildiği ve yapılan icra takibi sırasında ve yargılama aşamasında da borcun inkar edilmediği değerlendirilmekle, sanığın sahtecilik kasıt ve iradesiyle hareket ettiği yönünde her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 07.07.2021 tarihli ve 2018/2490 Esas, 2021/1269 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 07.07.2021 tarihli ve 2018/2490 Esas, 2021/1269 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!