11. Ceza Dairesi 2022/765 E. , 2024/4056 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/186 E., 2021/11 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Temyizin kapsamına göre; Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2012 tarihli ve 2012/1164 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 ve 53 üncü maddeleri ile sanık ... açısından ayrıca aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2012/307 Esas, 2014/300 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan;
a) Sanık ... Gündüz hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Anılan kararın Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.09.2019 tarihli ve 2019/5107 Esas, 2019/8175 Karar sayılı kararıyla sanıkların eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Görevsizlik kararı üzerine uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli ve 2019/186 Esas, 2021/11 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan;
a) Sanık ... Gündüz hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyizi; bozma sonrası kendisine kovuşturma aşaması ile ilgili hiçbir bildirimin yapılmadığına, vekâletnameli vekil olduğu için tebligatların kendisine yapılması gerektiğine, gerekçeli karardan tesadüfen haberdar olduğuna, sanığın borç öteleme maksadıyla güvenerek kredi kartlarını temyiz dışı sanıklar ... ve ...'e verdiğine, beraat etmesi gerektiğine, aksi halde de eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkindir.
2. Sanık ...'in temyizi; arkadaşlarının kartlarını borçları nedeniyle faiz işlememesi için ...a verdiğine, menfaatinin olmadığına, yanlış iddialarla dava açıldığı gibi lehine olan hükümlerinde uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Ankara'da ikamet eden katılanı suç tarihi olan 09.04.2012 günü telefonla arayan meçhul kişinin kendisini emniyet mensubu olarak tanıtarak katılanı para göndermeye ikna ettiği, katılanın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık...'un hesabına 5.500,00 TL para yolladığı, hesap sahibi temyiz dışı sanık Osman ile sanıklardan ...'in parayı bankadan çekerken suç üstü yakalandıkları, suç üstü yakalanan sanıkların samimi ikrarlarına göre temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'e hesaba gelen parayı çekip vereceklerini bu kişilerin yönlendirmesiyle hesaplarını verdiklerini belirttikleri, ...'in de bu isnadı doğrulayarak ...a borç ötelemesi için kart temin ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine dosyaya yansıyan tüm deliller çerçevesinde sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Yönünden Müdafiinin Temyizine Dair
1. Sanık ... müdafii temyizinde; sanık ...'in vekâletnameli müdafiliğini üstlendiğini, buna rağmen bozma sonrası yargılama safahatından haberdar edilmediğini, bu sebeple sanığın savunma hakkının kısıtlandığını öne sürmüş ise de; sanığın bozma sonrası alınan savunmasında avukat istemediğini belirttiği, asilin bu beyanı karşısında savunma hakkının kısıtlanmadığı tespit edilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yalnız hapis cezalarının ertelenebileceği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının da ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanığın ertelenen hapis cezasının uzun süreli olduğu cihetle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin diğer uygulamalarla birlikte Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ...'in Temyizine Dair
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Lehe bozma sonrası daha ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin tatbik edilmesi karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu bozma öncesi hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilebileceğinin dercedilmesi gerekliliği dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş ve bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Yönünden Müdafiinin Temyizine Dair
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle eleştirilen husus dışında hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'in Temyizine Dair
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkındaki hüküm fıkrasının en sonuna sanık ... hakkında kurulan hükümden önce gelmek üzere ''1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu bozma öncesi hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!