11. Ceza Dairesi 2022/7639 E. , 2024/2761 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/450 E., 2018/529 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre, bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adresin araştırılması ile yeni adres tespitine çalışılıp bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği anlaşılmakla; sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği adresine tebliğe çıkartıldığı, adreste bulunamaması nedeniyle iade edilmesi üzerine, tespit edilen başka bir adresine tebligat çıkartıldığı ve bu adreste de bulunamaması nedeniyle iade edilmesi üzerine, bu adrese 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği; ancak dosya kapsamına göre, bu adreste sanığa daha önce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine 20.05.2022 tarihinde yaptığı temyizin süresinde olduğu kabul edilmekle;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/516 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/19252 Esas, 2017/20796 Karar sayılı kararı ile, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; yapılan tebligatların usulsüz olması nedeniyle gerekçeli kararı öğrenemediğine ve temyiz hakkını kullanamadığına, bu nedenle temyiz hakkının verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kendisini Kubilay ismi ile tanıtarak şikayetçiye, Türk Hava Yolları Gümrüğünde iş bulacağı vaadinde bulunup toplam 510,00 TL parasını aldığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık atılı suçlamayı kabul etmiştir.
2. Mahkemece sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması isabetsizliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2017/450 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ''60 gün'', ''50 gün'' ve ''1.000,00 TL'' ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla ''5 gün", ''4 gün'' ve ''80,00 TL'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!