11. Ceza Dairesi 2022/761 E. , 2024/8462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/3 E., 2021/100 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
Sanık ... hakkında Bakırköy 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2013 tarihli kararıyla katılanlar Meryem Aslan ve ...'e yönelik eylemleri sebebiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararları verildiği ve bu kararların temyiz edilmeden kesinleşmesine karşın mahkemenin 22.02.2021 tarihli kararıyla bu sanığın adı geçen katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle yeniden hükümler kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ...'in katılanlar Meryem ve Ekrem'e yönelik eylemleri nedeniyle bozma sonrasında kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu tespit edilerek yapılan incelemede,
Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve katılanlar ... ve ...'na yönelik eylemleri, sanık ...'ın katılanlar ... ve ...'na yönelik eylemi hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 19.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.12.2013 tarihli kararıyla sanıklar hakkında her dört katılana yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
2. Sanık ... müdafiinin ve katılanlar ... ve ...'nun temyiz talebi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli kararıyla eylemin 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönünde delil takdirinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
3. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 20183 Esas, 2021/100 Karar sayılı kararı ile her iki sanık hakkında; katılanlar ... ve ...'e yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62 ve 51 inci maddeleri ve 1412 sayılı sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, katılanlar ... ve ...'na yönelik dolandırıcılık suçundan ise, 5237 sayılı Kanun'un 157, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların müdafilerinin temyiz talepleri, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar ... 02.08.2012 tarihinde, katılan ...'in 21.09.2012 tarihinde katılanlar ... ve ...'nun 21.09.2012 tarihinde cep telefonundan kendisini kolluk görevlisi olarak tanıtan kişilerce arandığı ve hatlarının hesaplarının terör örgütünün eline geçtiğine inandırarak katılan ...'in 15.000TL, katılan ...'in 13.000TL ve katılanlar ... ve ...'ın 28.000TL' yi sanık ...'in hesabına yatırmasını sağladıkları, sanık ...'nin paraları çektiği ve sanık ...'a teslim ettiği, her iki sanığın menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık ... eylemleri ikrar etmiş, sanık ... ise atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılanların ve tanığın beyanı, banka dekontları, güvenlik kamera kayıtları, telefon kayıtları, teşhis tutanakları ve kolluk tutanakları ile tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçları işlerinin sübut bulduğı gerekçesi ile mahkeme tarafından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
4. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece dosyanın uzaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında ... ve ...'e yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümlerde; sanık hakkında bozma üzerine verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 2000TL adli para cezasının, ilk hükmün 10 ay hapis ve 80 TL olmasına karşın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi gereği doğrudan 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası olarak belirlenmesi ile katılan ... ve ...'nin beyanlarından sanıkların önce ...'yi aradıkları ve sonrasında telekonferans yolu ile ... ile birlikte telefonda görüşerek katılanlar ... ve ...'ın hesaplarının terör örgütünün eline geçtiğine inandırarak aynı fiil ile her iki katılanı birlikte dolandırdıklarının dosya kapsamından anlaşılmasına karşın sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmamış olması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2018/3 Esas, 2021/100 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında, katılanlar ... ve ...'na yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde sanıklara verilen gün para cezalarının adli para cezalarına dönüştürülmesinin dayanağı olan kanun maddesi olan 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2018/3 Esas, 2021/100 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “hüküm fıkralarında tayin edilen gün adli para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesine ilişkin paragrafların başlangıç kısmına "TCK 52/2. maddesi gereğince...” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!