WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2022/6935 E.  ,  2024/4845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/373 E., 2022/768 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
17.03.2022 tarihli bozma üzerine, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, abonelik sözleşmesinin yapıldığı 12.03.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçta kullanılan nüfus cüzdanı aslı ele geçirilmediğinden aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının tespit edilemeyecek olması karşısında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı, ancak, katılan ... adına telefon hat ve internet erişim abonelik sözleşmeleri düzenlenmesi sebebiyle, hükümden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5 inci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca resmi sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı ise de dava zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak gerçekleştiği anlaşıldığından;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, değişen suç vasfına göre 5809 sayılı Kanun'daki cezasının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12.03.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.