11. Ceza Dairesi 2022/6814 E. , 2024/7225 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/264 E., 2021/333 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2013/1042 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 10 eşit taksitte ödenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve 2020/442 Esas, 2020/1457 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası verilen 24.02.2020 tarihli görevsizlik kararı üzerine, Şanlıurfa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 5 eşit taksitte ödenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık gerekçe belirtmeden hakkındaki hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde katılanı kullanmış olduğu cep telefonundan arayarak kendisini polis olarak tanıtmış, kredi kartından terör örgütü üyelerine 62.000,00 TL para yatırıldığını, bu işlemi yapanları tespit ettiğini, operasyon düzenleyerek yakalayacaklarını, bildireceği hesaba para yatırması gerektiğini söylemiş, bu söylemlere inanan katılanın kredi kartından nakit para çekerek, diğer kredi kartından ise altın alıp bozdurarak sanık tarafından bildirilen hesaba üç ayrı ATM'den 1.995,00 TL, 2.395,00 TL, 1.495,00 TL toplamda ise 5.885,00 TL para yatırdığı, daha sonra katılanın dolandırıldığını anlayarak şikâyette bulunması üzerine sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
4. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle dosyaya yansıyan tüm delillere dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/333 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!