WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2022/6503 E.  ,  2023/6011 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/69 E., 2015/511 K.
SUÇLAR : Tefecilik yapmak, sahte fatura düzenleme ve kullanma 5464 sayılı yasaya aykırılık "gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme"
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama, kısmi bozma

Sanık hakkında gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 inci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Kahramanmaraş Vergi Dairesi Başkanlığının katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı, mahkemece bu suçtan usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında tefecilik ve sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36 ncı maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat,
2. Tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez olmak üzere 2 yıl 11 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin sanık hakkında gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın yüklenen suçtan cezalandırılması gerektiği nedenleriyle bozulması talebine,
2.Sanığın, hakkında tefecilik, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, anılan nedenlerle hükümleri temyiz ettiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Aksu Vergi Dairesinin 273 018 1997 vergi kimlik numaralı mükellefi ... hakkında yapılan vergi incelemesi neticesinde, 26.11.2013 tarihli ve 2013-A-1795/38 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiştir.
2. Sanık hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu'nda, sanığın 2011 ve 2012 yıllarında iş yerinde bulunan POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullandığı, ilgili mercilerden gerekli izinleri almaksızın kazanç elde etmek masadıyla ödünç para verme faaliyetinde bulunduğu, bu faaliyeti sırasında 5464 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (k) bendinde tanımı yapılan harcama belgelerini (slip) gerçekte herhangi bir emtia satışı olmaksızın düzenlediği, yine sanığın ilgili takvim yıllarında yapmış olduğu kontör alış ve satışlarının da ticari, iktisadi ve teknik icaplarla uyumlu olmayıp, POS tefecilik faaliyetini gizlemek amacıyla sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma fiillerini işlediği tespitlerine yer verilmiştir.
3.Anılan tespitler neticesinde sanık hakkında, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından vergi suçu raporu ve 213 sayılı Kanun'un 367 nci maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa ile tefecilik ve gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçlarına ilişkin görüş ve öneri raporları düzenlenerek suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan soruşturma kapsamında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2014 tarihli iddianamesi ile 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme, tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a aykırı olarak gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4. Vergi suçu ve vergi tekniği raporlarının incelenmesinde özetle; vergi incelemesi sırasında POS cihazından işlem yapan kart sahiplerinin bilgi sahibi olarak ifadelerine başvurulduğu, alınan beyanların sanıktan alışveriş yapmadıkları, sanığa ait POS cihazını komisyon karşılığı nakit para ihtiyacı için kullandıkları yönünde olduğu, yine banka dökümleri ve Ba-Bs kayıt formlarının karşılaştırılması neticesinde, faturaların kart sahipleri yerine başkaca mükellefler adına düzenlendiğinin tespit edildiği, bilgi sahibi ifadelerinin alınmasına ilişkin tutanak asıllarının ve karşıt inceleme raporların dosya arasına alındığı ve Mahkemece adına fatura düzenlenen ilgili mükelleflerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu anlaşılmıştır.
5. Mahkemece aldırılan 12.06.2015 tarihli tarihli bilirkişi raporunda özetle, Aksu Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 273 018 1997 vergi kimlik numaralı mükellefi sanık ...’ün 2011 ve 2012 takvim yılları içerisinde Metin Tekstil isimli işyerinde toptan kumaş ticaretinin yanı sıra işyerine ait POS cihazları aracılığıyla muhtelif kişi ve firmaların nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla faiz karşılığında izinsiz olarak ödünç para verme faaliyetinde bulunduğu, bu faaliyetini perdelemek amacıyla sahte kontör faturası düzenlediği, kontör stoklarını dengelemek amacıyla gerçekte kontör alımı yapmadığı halde kontör faturası temin etmek suretiyle sahte fatura kullandığı, bu durumun karşıt vergi inceleme raporları içerikleri ve bu firma yetkilileri ile kredi kartı sahiplerinin alman beyanları ile doğrulandığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
6. Yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece sanık hakkında POS cihazlarını kullanarak muhtelif kişilere komisyon karşılığında izinsiz olarak ödünç para verme eylemi nedeniyle tefecilik suçundan cezalandırılmasına, tefecilik faaliyetini gizlemek amacıyla 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemleri nedeniyle her takvim yılı yönünden ayrı ayrı iki kez 213 sayılı Kanun uyarınca cezalandırılmasına ve 5464 sayılı Kanun uyarınca gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçu yönünden ise beraatine ilişkin temyize konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tefecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Hükme esas alınan beyan ve delillere ile tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sahte Fatura Düzenleme ve Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 213 sayılı Kanun'un 367 ncı maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporu hem ''sahte fatura düzenleme'' hem de ''sahte fatura kullanma'' suçlarına ilişkin olduğu halde sadece "sahte fatura düzenleme" suçundan kamu davası açıldığı, “sahte fatura kullanma” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenleme" ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği ve ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, tek suç kabulüyle iddianame dışına çıkılarak “sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması,
2.Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi ... vekilinin katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı, mahkemece bu suçtan usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Tefecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sahte Fatura Düzenleme ve Kullanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.