11. Ceza Dairesi 2022/634 E. , 2023/5762 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2013/1379 Esas, 2016/1021 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ...Ş.'ye yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; ... A.Ş.'ye yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; Finans Bankası'na yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın yüklenen suçları işlediğine dair kesin delil bulunmadığı halde mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... hükümleri temyiz etmek istediğine dair süre tutum dilekçesi vermiş olup, gerekçeli karar tebliğinden sonra başkaca dilekçe vermemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında, ..., Finansbank ve Alternatifbank'tan kullanmış oldukları kredilerden doğan borçlarını ödemek ve yapılandırmak amacıyla, suça konu sahte olarak düzenlenmiş senetleri temlik cirosu ile söz konusu bankalara vermek suretiyle her bir bankaya yönelik resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar sorgularında; yüklenen suçları kabul etmemişlerdir.
3. Haklarında icra takibi yapılan suça konu senetlerde borçlu görünen kişilerin imzaya itirazları sonucunda, Sakarya İcra Hukuk Mahkemeleri tarafından temin edilen bilirkişi raporları ile borçlu imzalarının adlarına atfen imza atılan şahıslara ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, bankalara verilen farklı şahıslar adına düzenlenmiş sahte senetler nedeniyle her bir bankaya yönelik zincirleme biçimde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.03.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; şikayetçi ve katılanlar adına sahte oluşturulmuş senetleri katılan ve şikayetçi bankalara temlik etmekten ibaret eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde işlenmiş tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, banka sayısınca suç oluştuğu kabul edilip üç kez zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Zamanaşımı hükümlerinin ve suç tarihinin belirlenebilmesi bakımından, suça konu senetlerin hangi tarih veya tarihlerde, kim tarafından bankalara verildiğinin araştırılmaması,
3. Kabule göre de;
a) 07.11.2013 tarihli iddianame ile Hikmet Konut adına düzenlenen sahte senedi Alternatifbank'a vermek suretiyle işlenen resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılma istemiyle, birleşen dava dosyası dayanağı 13.05.2015 tarihli iddianame ile de İsmet Şahin adına düzenlenen sahte senedi Alternatifbank'a vermek suretiyle işlenen resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davaları açıldığı anlaşılmakla, iddianamelerde gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ek savunma hakkı tanınmadan uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması,
b) Suça konu belge asıllarının akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümü (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2013/1379 Esas, 2016/1021 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!