11. Ceza Dairesi 2022/6317 E. , 2024/4005 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/490 E., 2022/23 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2013/1272 Esas, 2015/151 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2013/1272 Esas, 2015/151 Karar sayılı kararının sanıklar...ve ...müdafileri ile sanıklar Ufuk ve Kenan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 31.05.2017 tarihli ve 2017/16768 Esas, 2017/12502 Karar sayılı kararıyla;
"13/12/2013 tarihli iddianamede; açık kimliği tespit edilemeyen bir şahsın, katılanı telefonla arayarak kendisini emniyet mensubu olarak tanıttığı, banka hesaplarından PKK terör örgütüne para aktarıldığını, bu kişilerin yakalanması için vereceği hesap numaralarına para yatırması gerektiğini söylediği, katılanın da kendisine verilen ve sanıklara ait olan hesap numaralarına para gönderdiği, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,"
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2017 tarihli ve 2017/182 Esas, 2017/428 Karar sayılı kararıyla, eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2018 tarihli ve 2018/959 Esas, 2018/667 Karar sayılı kararıyla davaya bakma yetkisinin Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yetkisizlik kararı verilmiştir.
5. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2018/490 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.07.2022 tarihli ve 2022/62579 sayılı, sanık ... yönünden yeterli, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığı hâlde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesine dayalı bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talebine ilişkindir.
B. Sanık ... Erkınayın Temyiz Sebepleri
Dava zamanaşımının gerçekleştiğine, uzlaşma hükümlerinin usule aykırı olarak uygulandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyeti için yeterli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hesabına yatırılan parayı harcamasıyla ilgili olarak hata hükümlerinden yararlandırılması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye dayalı karar verildiğine, sanığın suç tarihinde yurt dışında olduğuna, zararı gidermek istemelerine rağmen kendilerine ödeme yeri gösterilmediğine ilişkindir.
D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suç oluşturan bir fiilinin bulunmadığına ve bu konuda dosyada herhangi bir delilin de olmadığına ilişkindir.
E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün gerekçeden yoksun olduğuna, sanık yönünden yetersiz inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, katılana, telefonda konuştuğu kişi olup olmadığının belirlenmesi için sanığın sesinin tespit ettirilmediğine, arama aranma kayıtlarının celp olunmadığına, katılanın gönderdiği paranın kim tarafından çekildiğinin tespit edilmediğine, sanık ...'ın savunmasına itibarla hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde katılanın cep telefonunu arayan bir kişinin, kendisini emniyet mensubu olarak tanıtarak katılana, banka hesaplarından PKK terör örgütüne para aktarıldığını, bu kişileri yakalamaları için banka şubesine gitmesini istediği, katılanın ilk etapta inanmadığı, ancak 155'i araması üzerine telefondaki şahsın, olayı doğrulaması üzerine katılanın olaya inandığı ve telefondaki kişiyle kesintisiz yaptığı görüşme sırasında telefondaki şahsın yönlendirmesi üzerine Ziraat Bankası hesabından 7.900,00 TL’yi sanık ...’ye ait hesaba, HSBC Bankasından 9.960,00 TL, Yapı Kredi Bankasından 5.000,00 TL ve Garanti Bankasından 5.400,00 TL’yi sanık ...’a ait farklı hesaplara aktardığı, yine Garanti Bankasından 5.000,00 TL’yi de sanık ...’a ait kredi kartına aktardığı, toplamda 33.260,00 TL para gönderdiği, daha sonra dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Yapı Kredi, HSBC ve Garanti Bankası cevabi yazıları ile katılanı arayan hat sahibinin tanık sıfatıyla beyanı dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.
6. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Mahkemece delillerin takdir ve değerlendirmesi neticesinde sanık ... Halil yönünden suçun sabit olduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Öne Sürülen Tüm Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına konu hükmü sadece sanıkların temyiz ettikleri, bu nedenle bozma ilâmında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının korunmasına karar verildiği, bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece sanıklar hakkında yeniden kurulan hükümlerde belirlenen adli para cezalarının, bozma öncesi hükümlerde bulunduğu hâlde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verilmediği, bu itibarla sanıkların kazanılmış haklarının ihlâl edildiği anlaşılmış olup bu husus hukuka aykırılık sebebi olarak belirlenmiş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) başlığı altında açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2018/490 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan; "Hükmolunan para cezasının miktarı itibariyle yasal olan dışında ayrıca taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına," şeklindeki yedinci paragrafın hükümden tamamen çıkarılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanıklar hakkında tayin edilen gün adli para cezalarının miktarı ile sanıkların ekonomik ve şahsi hâlleri dikkate alınarak takdiren 10 eşit taksitte tahsiline," şeklindeki paragrafın hükme eklenmesi ve devam eden kısımların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!