11. Ceza Dairesi 2022/6162 E. , 2024/7034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/275 E., 2022/97 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/206 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün, sanığın uzlaşmaya tabi dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/275 Esas, 2022/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, firma satış temsilcisi olarak görev yaptığı ... Otomotiv isimli iş yerinden sıfır kamyon alması nedeniyle katılanı tanıdığı, satış işlemleri devam ederken katılanın ikinci el bir kamyon almak istediğini sanığa söylediği, sanığın da, 2010 model 06 BG ... plakalı kamyonu satacağını belirterek katılanla ismini ... olarak tanıttığı ve hakkındaki evrak tefrik edilen faili meçhul bir kişi ile görüştürdüğü, tarafların ve sanığın iş yerinde kamyonun 111.800,00 TL bedel karşılığında alım satımı konusunda anlaştıkları, katılanın karşılığında ... namına yazdığı, kendi şirketine ait 36.400,00 39.000,00 ve 36.400,00 bedelli çekleri düzenleyip sanığın masasına koyduğu, bu sırada faili meçhul şüpheliye telefon geldiğinden görüşmek için dışarı çıktığı ve gelip "bir yakınım kaza yapmış acilen gidiyorum" diyerek ayrıldığı, katılanın da kamyonların işlemleri için bankadan aranması sebebiyle bankaya gidip bir saat sonra geri döndüğünde sanığın "çekler burada dursun, satıştan sonra çekleri kamyon sahibine veririz, kamyon sahibi beni aradı, yakını vefat etmiş, bugün gelemeyecekmiş" demesi üzerine katılanın çekleri sanığa bırakarak iş yerinden ayrıldığı, katılanın bir kaç gün sonra aradığında sanığı bulamadığı, katılanın, sanığın çekleri hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ...'ya verdiği, ...'in, sanığın çalıştığı ... otomotivden daha önceden kamyon satın aldığından sanığı bu nedenle tanıdığını, sanığın kendisine kamyonların dişlisi işine gireceğini söyleyerek borç para istediğini ve teminat olarakta kendisine ... taşımacılık şirketinin çeklerini cirolayıp, adına yazdırarak vereceğini bildirmesi üzerine, farklı tarihlerde banka aracılığıyla sanığa para gönderdiğini, bu paralar karşılığında da çekleri teminat olarak aldığını ve daha sonra ciro ederek kullandığını beyan ettiği, ... vekili tarafından dosyaya ibraz edilen banka dekontlarından anlaşıldığı üzere sanığa 14.05.2012 tarihinde 26.000,00 18.05.2012 tarihinde 27.000,00 TL, 22.05.2012 tarihinde 27.000,00, 28.05.2012 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere, toplamda 110.000 TL parayı havale ettiğinin anlaşıldığı, katılanın yaptığı teşhiste, sanığın kendisine kamyon sahibi olarak tanıttığı kişinin tanık ... olmadığını beyan ettiği, sanık ve meçhul şüphelinin katılana 2010 model dedikleri kamyonun 2007 model ve tanık ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, tanık Şakir Yurtseven'in, katılanın beyanlarını doğruladığı, sanığın çalıştığı iş yeri sahibi tanık ...'in, katılanın kendilerinden Ford marka kamyon aldığını, sanığın satış danışmanı olarak çalışıp 6-7 ay kadar önce istifa ederek ayrıldığını bildirdiği, bu suretle sanığın üzerine atılı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık, katılandan borç istediğini, onun da çekler verdiğini, bu çekleri tanık T.A.A.'ya verip nakit para aldığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla bozma kararındaki gerekçeye göre sanığın savunmasına itibar edilmeyerek, taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığından basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!