11. Ceza Dairesi 2022/5995 E. , 2024/8113 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/635 E., 2021/783 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2012 tarihli ve 2012/4323 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Alanya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli ve 2014/374 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3. Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli ve 2014/374 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2020/4171 Esas, 2020/8727 Karar sayılı kararı ile; "Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, 24.12.2020 tarihli Uzlaştırma Raporuna göre taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından dosyanın yeniden Mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır.
5. Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/635 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.07.2022 tarihli ve 11-2022/28415 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 30.04.2012 tarihinde oto kiralama işi yapan katılan ...'den, katılan ...'e ait 07 HCZ 84 plakalı aracı 30 günlüğüne kiraladığı, kira sözleşmesinin bitiminde aracı katılana teslim etmediği, bu şekilde üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suç işleme kastıyla hareket etmediği yönünde savunmada bulunmuştur.
3. Katılanların aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır.
4. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 24.12.2020 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.
5. Mahkemece, sanığın güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hukuki süreç başlığı altında yazılı temyiz incelemesine mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
6. Sanığın savunmaları, katılanın anlatımları, kira sözleşmesi, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince “şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu” tarihten uzlaşmanın gerçekleşmediği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.02.2018 tarihli ve 2017/5-873 Esas, 2018/53 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 1412 sayılı Kanun'un 251 inci maddesine benzer hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un "Delillerin tartışılması" başlıklı 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; "hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir" düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir. Ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri de savunma hakkı olup, hazır bulunduğu oturumda son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik arz eden çok sayıdaki kararlarında açıkça belirtildiği üzere, savunma hakkı ile yakından ilgili olan son sözün sanığa ait bulunduğuna ilişkin usul kuralı emredici nitelikte olup, bu kurala uyulmaması kanuna mutlak aykırılık oluşturmaktadır.
Somut olayda; hükmün tesis ve tefhim edildiği celsede katılan vekilinin esas hakkındaki beyanları üzerine hazır olan sanık müdafiine cevap verme hakkı verilmeden ve son sözleri sorulmadan yargılamanın bitirilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesine açıkça aykırılık teşkil edecek şekilde savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle,Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/635 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!