WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2022/5921 E.  ,  2024/4798 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/141 E., 2022/192 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasını içerir mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 02.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.09.2014 tarihinde işlemiş olduğu eşe karşı basit kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi sonrasında yapılan ihbar üzerine, Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; usulüne uygun olarak tebligat yapılmadan yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/141 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suça konu belge incelenip aldatma niteliğini taşıyıp taşımadığı, hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığı tartışılmadan hüküm kurulması nedeniyle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanık hakkında erteleme ve cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, davanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, özürlü sağlık kurulu raporu almak amacıyla Devlet Hastanesine başvurduğu, beş ana branş dahilinde muayene ve tetkiklerin yapılmasından sonra özürlülük oranının yeterli olmadığının anlaşılması üzerine rapor ana branş doktorları tarafından imzalanarak tali branş olarak Göğüs Hastalıklarına sevk edildiği, sanığın bu branşta istenen çeşitli testlere kendi yerine bu branşın hastası temyiz dışı Refik Gürsoy'u soktuğu ve sanık adına fonksiyon kaybı oranı %58 olarak belirtilen raporun düzenlendiği, bu aşamada sanığın tanık olarak dinlenen hastane çalışanlarına gerçek durumu anlatması ve hastane çalışanlarını Göğüs Hastalıkları uzmanı olan doktoru uyarmaları üzerine, raporu imzalamadığı ancak adına sahte imza atılarak raporun tamamlandığı, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuş olup, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına dair temyize konu hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Suça konu raporun devlet hastanesi tarafından düzenlenmesi, ana branş doktorlarınca imzalanması, tetkiklerde yapılan sahtecilik nedeniyle içeriğinde gerçeğe uygun olmayan şekilde özürlülük oranının belirlenmesi ve göğüs hastalıkları uzmanı adına sahte imza atılması suretiyle sahteleştirildiğinin anlaşılması karşısında; belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.05.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 02.09.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verilirken, aynı maddenin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerektiği, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesinin mümkün olduğu, kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması durumunda ise erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme imkanı bulunmadığından, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması kararı verilen sanık hakkında erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığından ve duran süre dikkate alındığında dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/141 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.