WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2022/5809 E.  ,  2023/5960 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/232 E., 2020/13 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2017/232 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2021/29377 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85930 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85930 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, 01/02/2016 tarihine kadar yetkili olan inceleme dışı sanık ... ile yine 2016 yılında bu tarihten sonra yetkili olan sanık ...'ın, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 761 051 2608 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ve "Sanayii Mah. ... yolu, ... San. Sitesi 23 Blok 1714 Sokak No:5 Esenyurt" adresinde faaliyette bulunmak üzere 27/03/2013 tarihinde mükellefiyet tesis ettiren Senkron Kozmetik ve Plastik Ürünleri San.Tic. A.Ş.de, 2016 takvim yılında Ocak-... ayları arasında gerçek bir ticari faaliyet olmamasına rağmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediklerinden bahisle sanıkların sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyetlerine ilişkin Küçükçekmece 1. Aliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli kararının sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 13/11/2020 tarihli ve 2020/4895 esas, 2020/4542 sayılı kararı ile sanık ... yönünden "...adlarına fatura düzenlenen mükellefler hakkında düzenlenmiş VİR bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorularak tespiti ile varsa getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmışsa, dosyaların getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içerisine alınması, adlarına fatura düzenlenen şirket yetkilileri veya kişilerin CMK 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra tanık olarak dinlenmeleri, kendilerinden faturaları hangi hukuki ilişkiye dayalı kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına, sanık ... yönünden ise istinaf talebinin süresinde yapılmadığından bahisle reddine karar verilerek anılan mahkûmiyet kararının kesinleştiği nazara alındığında, hakkında istinaf incelemesi yapılan sanık ... hakkında verilen bozma sebeplerine dayanılarak inceleme dışı diğer sanık ... yönünden yargılamanın yenilenmesi müessesesinin uygulanamayacağı, zira 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinde yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin tahdidî olarak sayıldığı, eksik inceleme, delillerin değerlendirilmesi ve mahkemenin takdiri gibi hususların yargılamanın yenilenmesine konu olamayacağı, bu sebeple yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2021 tarihli ve 2017/232 esas, 2020/12 sayılı ek kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, anılan Mahkemenin 23/01/2020 tarihli asıl kararının kanun yararına bozma konusu olabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Hakkındaki mahkumiyet hükmü bozulan sanık ... ile sanık ...'ın, aynı şirketin farklı dönemlerdeki yetkilileri oldukları, üzerlerine atılı suç bakımından aynı durumda oldukları, dolayısıyla sanık ... yönünden de fatura düzenlenen mükellefler hakkında düzenlenmiş Vergi İnceleme Raporu bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorularak tespiti ile varsa getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmışsa, dosyaların getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içerisine alınması, adlarına fatura düzenlenen şirket yetkilileri veya kişilerin tanık olarak dinlenmeleri, kendilerinden faturaları hangi hukuki ilişkiye dayalı kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini de açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır.
2. Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre bozma nedenleri; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir. Aynı Kanun'un dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.
3. Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün hangi hallerde kanun yararına bozulabileceği, kanun yararına bozma kararının ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılamayacağı, hangi hallerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Kanun yararına bozma, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. Dava konusu olayda mahkemece kanıtların toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen hükümde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğinden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün değildir. Zira böyle bir durumda ortada hukuka aykırılık hali bulunmamakta olup, varolan kanıtların mahkûmiyete yeterli olup olmamasına ilişkin değerlendirme yanlışlığından kaynaklanan bir uyuşmazlık hali söz konusudur.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istemde belirtilen "...fatura düzenlenen mükellefler hakkında düzenlenmiş Vergi İnceleme Raporu bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorularak tespiti ile varsa getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmışsa, dosyaların getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içerisine alınması, adlarına fatura düzenlenen şirket yetkilileri veya kişilerin tanık olarak dinlenmeleri, kendilerinden faturaları hangi hukuki ilişkiye dayalı kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi ..." şeklindeki nedenin kanun yararına bozma yolunda ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.