WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2022/5730 E.  ,  2024/5541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/91 E. 2021/282 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama, Düzeltilerek Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin yanıltıcı şekilde 15 gün olarak belirtilmiş olması gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Viranşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan ikişerkez 10.800,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... ve ...'ün beraatine karar verilmiştir.
2. Sanıklar ..., ...'ın ve katılan ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2020/91 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile :
a.Sanıklar ... ve ... hakkında, katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b. Sanıklar ... ve ... hakkında, katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
C.Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları, verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1 Sanık ... müdafiinin temyizi; ,sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı ve bozma sonrası aleyhe temyiz olmadığı halde fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyizi, sanık hakkında verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Cumhuriyet savcısının temyizi; taraf beyanları, olayın oluş şekli, HTS kayıtları, banka hesap dökümleri ve tüm dosya kapsamı karşısında sanıklar ... ve ... hakkında tenakuzlar içeren savunmalarına itibar edilmeyerek cezalandırılmaları gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
4. Katılan ... vekilinin temyizi ; sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanıklar ... ve ... hakkında üst sınırdan ceza tayini gerekirken eksik ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'ın kendisini arayıp polis olduğunu beyan eden bir şahıs tarafından arandığı, arayan şahsın katılana telefon mafyasının bilgilerini kopyaladığını ve bu sebeple vereceği hesaba para göndermesini istediği, katılan ...'ın 28.000 TL parayı sanık ...'ün hesabına yatırdığı, yine aynı gün katılan ...'ı arayan 0537 ... numaralı telefon kullanıcısının kendisini Emniyet Müdürü olarak tanıttığı, terör örgütüne ... adına para gönderildiğini bu kişilerin yakalanması için para göndermesi gerektiğini, paranın kendisine iade edileceğini söyleyen şahısların yönlendirmesi ile toplam 7.900 TL para gönderdiği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;sanıklar ... ve ...'nin beyanları uyarınca her iki sanıktan da hesap numaralarını isteyenlerin sanıklar ... ve ... olduğu, sanık ... ve ...'nin işlenen suçtan habersiz olarak hesap numaralarını önceden tanımaları ve samimi arkadaşları olmaları sebebi ile sanıklar ... ve ...'a verdikleri, hesaplarına yatan ve bankadan çektikleri paraları sanık ... ve ...'a teslim ettikleri, bu durumun tanık beyanları ile de doğrulandığı; diğer taraftan sanık ... ve ...'ın işbirliği içerisinde katılanlara karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işledikleri, suçun ortaya çıkmaması için sanık ... ve ...'den hesap numarası istedikleri, sanık ...'ın ifadesinde sanık ...'le birlikte sanık ...'den hesap numarası istediklerini ikrar ettiği anlaşılarak sanıklar ... ve ...'ın atılı suçları işledikleri kabulü ile mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...'nin her bir katılan yönünden belirtilen eylemleri gerçekleştirdiklerini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği için ayrı ayrı beraatlerine ilişkin temyize konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.03.2019 tarihli bozma ilamından önceki Viranşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli mahkumiyet hükmünde, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 10.800,00 TL ve 2000,00 TL adli para cezasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanıklar tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada önceki hükmün sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ...'in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.03.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler ile Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanıklar müdafileri, katılan ... vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri, katılan ... vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarının sonuna “5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, sanıkların 10.800,00 TL ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararlarına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden , diğer yönleri incelenmeyen, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.