11. Ceza Dairesi 2022/5560 E. , 2024/6798 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/248 E., 2020/199 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2013 tarihli ve 2013/182 Esas, 2013/884 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/8693 Esas, 2017/13191 Karar sayılı kararı ile; "...Katılanın kullanmış olduğu telefondan arayan bir kişinin kendisini emniyet görevlisi olarak tanıttıktan sonra katılana hesabından ... isimli bir kişinin terör örgütüne para aktardığını belirterek "Savcı beye bağlıyorum" dediği, bu kez kendisini savcı ... olarak tanıtan kişinin katılanın göndereceği paranın savcılık güvencesinde olduğunu, hesabındaki parayı bildirdiği hesaba havale etmesini sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/248 Esas, 2020/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; mağduriyetinin giderilmediğine, sanığın cezalandırılmasına ve suçun sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanık tarafından katılanın kullanmış olduğu cep telefonu numarasından aranmak suretiyle, sanığın kendisini emniyet görevlisi olarak tanıttığı, katılana bankada hesabı olup olmadığını sorduğu, katılanın Türkiye Finans da hesabı olduğunu söylemesi üzerine hesabından ... isimli bir kişinin terör örgütüne para aktardığını belirterek "savcı beye bağlıyorum" dediği, sanığın bu kez kendisini savcı ... olarak tanıtarak göndereceği paranın savcılık güvencesinde olduğu, hesabındaki parayı bildireceği hesaba havale etmesi halinde para aktaran şahsın yakalanacağı, şahsın yakalanmasının ardından paranın adliyede kendisine teslim edileceği bilgisi vererek katılanı ikna ettiği, sanığın katılanın 45.000 TL parasını ... adına Bank Asya Katılım Bankası AŞ'ye yatırmasını sağladığı, bahse konu banka hesabının sanığa ait olduğu, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle katılanı ikna ederek kendisi lehine haksız menfaat sağlayarak dolandırıcılık suçunu işledi iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
4. Sanığa ait hesap hareketlerinden, hesabın sanığa ait olduğu ve yatırılan 45.000,00 TL'nin aynı gün sanık tarafından çekildiği görülmüştür.
5. Sanık savunması, yakalama tutanağı, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, dekont örneği, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
6. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın kamu görevlisi olduğunu söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eyleminin, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle sanığın, lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/248 Esas, 2020/199 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!