11. Ceza Dairesi 2022/5485 E. , 2024/5206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/174 E., 2022/63 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan, ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezasına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli kararının, sanık ... müdafiii, sanık ..., katılan ile Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizleri üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli kararı ile suç vasfından bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/174 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı kanunun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suça konu senette düzenleme yeri bulunmadığından suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
2. Sanık ...'nın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Sanık ...’in kuaförlük yaptığı dönemde makyaj ürünleri satan katılan ... ile tanıştığı, daha sonra galerici dükkanı açan sanık ...’in icra kanalı ile yarı fiyatına araç temin edebileceği yönünde katılana taahhütte bulunduğu, bunun üzerine aralarında protokol yapmaları gerektiğini söyleyerek katılana 2012 yılı Mayıs ayında incelemesine fırsat vermeden protokol adı altında bir belge imzalattığı, katılanın eşine bahsetmesi üzerine sanık ...'i arayarak imzaladığı kağıtları ve belgeleri geri almak ve iptal ettirmek istediği, ancak sanık ...'in protokolü yırttığını söyleyerek işe yanaşmadığı, bir müddet sonra katılanın boş olarak imzaladığı suça konu senedi sanık ...'in diğer sanık ... ile birlikte 15.02.2012 düzenleme, 15.08.2012 ödeme tarih 42.000,00 TL bedelli alacaklısı ... borçlusu katılan ... olacak şekilde düzenlettirdikten sonra sanık ...’in katılan aleyhinde Sincan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3526 Esas ayılı dosyası ile 08.10.2013 tarihinde icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.
2. Sanıkların, aşamalarda alınan savunmalarında, üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmıştır.
3. Katılanın, aşamalarda iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Bilirkişi Ahmet Kemal Fendoğlu'nun 22.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; senet üzerindeki imzaların ve katılanın isminin ile adresinin yazılı olduğu hanelerin ...'nin elinin ürünü olduğu, senedin ön yüzünde bulunan ...'nin doldurduğu bildirilen haneler hariç diğer yazıların ... ve ... eli ürünü olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ... müdafii ile sanık ...'nın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688 inci maddesinin altıncı ve 689 uncu maddesinin dördüncü fıkraları ile yürürlükteki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ve 777 nci maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun bu kararında belirtildiği üzere, düzenleme (keşide) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde örneği bulunan suça konu belgede düzenleme yerinin bulunmadığı, ödeyecek kişinin isminin yanında yazılı "Akşemsettin Mah. Erk Sok.Çınar Apt. 15/14" adresinin ise açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir bir adres mahiyetinde olmadığı gözetildiğinde, sanıkların sübut bulan eylemlerinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; suça konu senedin icra takibine konu edilmek suretiyle kullanıldığı "08.10.2013" olan suç tarihinin, gerekçe kararda "2012" şeklinde yanlış yazılması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/174 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!