11. Ceza Dairesi 2022/5254 E. , 2023/5356 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/445 E., 2021/290 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, Kısmi düzeltilerek onama, Kısmi bozma
Sanık ... hakkında katılan ... ve şikâyetçi ...'ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarihli ve 2012/78 Esas, 2013/210 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edilmediği gözetilmeden, sanık ... ve katılan ...'ın temyizleri üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 01.03.2018 tarihli ve 2017/5693 Esas, 2018/1876 Karar sayılı bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, sanık hakkında bu suç bakımından yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümler yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarihli ve 2012/78 Esas, 2013/210 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Şikayetçi ...'ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına;
b. Mağdur ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına;
c. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlarına
Karar verilmiştir.
2. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarihli ve 2012/78 Esas, 2013/210 Karar sayılı kararlarının sanık ... ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 01.03.2018 tarihli ve 2017/5693 Esas, 2018/1876 Karar sayılı ilamı ile; sanıkların dolandırıcılık eylemleri sırasında, emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan ... belgesini kullandıklarının iddia edilmesi karşısında, eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına uyan “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.06.2021 tarihli ve 2019/445 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında katılan ... ve şikâyetçi ...'ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 51, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
b. Sanık ... hakkında;
i) Katılan ... ve şikayetçi ...'ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına;
ii) Katılan ... ve mağdur ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 ... maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz isteği; mağdurların duruşmada kendisini tanımadıklarını beyan ettiğine, dosyada atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına, verilen cezaların haksız ve hukuka aykırı olduğuna,
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkili olan sanığın suç işleme kastının olmadığına, diğer sanık ... tarafından tehdit edilerek eylemleri gerçekleştirdiğine, dolandırıcılık suçu yönünden ... belgesinin üzerinde Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olduğuna dair bir ibare olmaması nedeniyle bunun sanık tarafından bilinmesinin mümkün olmadığına bu nedenle nitelikli halin gerçekleşmemiş olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, katılan ...'a ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde sanık ...'ın fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte ... belgesini kullanarak, 09.07.2011 tarihinde mağdur ...'ın yetkilisi olduğu bayiide, katılan ... adına kayıtlı cep telefonu hattının faturasına yansıtılmak üzere Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin yapmış olduğu kampanya kapsamında, Iphone 4 marka cep telefonu aldıkları, aynı gün katılan ...'un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde sanık ...'in fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte ... belgesini kullanarak şikayetçi ...'nın yetkilisi olduğu bayiide katılan ... adına kayıtlı cep telefonu hattının faturasına yansıtılmak üzere kampanya kapsamında Iphone 4 marka cep telefonu aldıkları iddiasıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık ... savunmasında; suça konu ... belgelerini diğer sanık ...'ın temin ettiğini, birlikte telefon bayilerine gittiklerini, ...'ın kendisini araçta beklediğini, atılı suçları birlikte gerçekleştirdiklerini beyan etmiştir.
3. Sanık ... savunmasında; sanık ...'in beyanlarının doğru olmadığını, kendisinin korsan taksicilik yaptığı için sanık ile muhatap olduğunu, sanığın müşterisi olduğunu, atılı suçları işlemediğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece; sanık savunmaları, katılanların beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, suça konu sahte ... belgesi asıllarının ele geçirilememesi nedeniyle fotokopiden ibaret ... belgelerinin hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ancak sanıkların katılan ... ve ...'un kimlik bilgileriyle Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. den Iphone Paketleri Kampanya Taahhütnamesi ile kampanyaya katılım sağlandığı ve bu doğrultuda katılanlar adına imzalanan sözleşmeler nedeniyle eylemlerinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, dolandırıcılık eyleminde kamu kurum ve kuruluşlarının maddi varlığı olan ... belgelerinin kullanılması nedeniyle de nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Şikâyetçi ...'ya Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarihli ve 2012/78 Esas, 2013/210 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edilmediği gözetilmeden, sanık ... ve mağdur ...'ın temyizleri üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 01.03.2018 tarihli ve 2017/5693 Esas, 2018/1876 Karar sayılı bozma sonrası yapılan yargılamada, sanık hakkında bu suç bakımından yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu ve dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tüm dosya kapsamına göre, delilleri takdir eden Mahkemenin suçun sübutuna yönelik kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın atılı suçları işlemediğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; tekerrüre esas alınan Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/1569 Esas ve 2010/1927 Karar sayılı sayılı ilamının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçuna ilişkin olduğu, söz konusu suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verildiği ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Sanık ... Hakkında şikâyetçi ...'ya Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; tekerrüre esas alınan Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/1569 Esas ve 2010/1927 Karar sayılı sayılı ilamının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçuna ilişkin olduğu, söz konusu suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verildiği ve tekerrüre esas alınamayacağı ve ayrıca ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
D. Sanık ... Hakkında katılan ...'a, Sanık ... Hakkında katılan ... ve Mağdur ...'a Yönelik Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 225 ... maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı hususu nazara alındığında; Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2012 tarihli ve 2012/340 Esas sayılı iddianamesinde "....cep telefonu faturasına yansıtılmak üzere Turkcell'in yapmış olduğu kampanya kapsamında Iphone 4 marka cep telefonu alındığı"nın belirtildiği, mağdurlar adına, "Iphone Paketleri Kampanya Taahhütnamesi" sözleşmelerinin imzalandığından bahsedilmediği gibi sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin de gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece iddianame kapsamı dışına çıkılarak iddianamede anlatıma uygun ve dava açılmayan "özel belgede sahtecilik" suçundan hüküm kurulması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 225 ... maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanıkların katılan ve mağdurların bilgi ve rızaları dışında, adlarına kampanya taahhüt sözleşmeleri imzalamaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 ... maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanıklara usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanıkların eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliği bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Şikayetçi ...'ya Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanık hakkında atılı suç bakımından kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Mağdur ... Ve Şikayetçi ...'ya Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.06.2021 tarihli ve 2019/445 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (5) numaralı bölümünün üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere “Ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak gözetilerek, sanık hakkında hükmolunan hapis ve adli para cezasının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasına indirilmesine” ibaresinin eklenmesi ve (5). ve (7). bölümlerindeki tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafların tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a, Sanık ... Hakkında katılan ... ve Mağdur ...'a Yönelik Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.06.2021 tarihli ve 2019/445 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!