WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2022/4804 E.  ,  2023/6781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/355 E., 2016/101 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/355 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına ve asgari hadden ceza tayin edilmesine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nın 2009-2011 yılları arasında katılan ...'ın yetkilisi olduğu ... Gıda Sanayi ve Ticaret Pazarlama Limited Şirketinde pazarlama yetkilisi olarak çalıştığı, şirketteki görevinin firmaya ait ürünleri il dışında pazarlayarak bedelini tahsil etmek olduğu, sanığın 30.07.2010 ve 13.10.2011 tarihleri arasında sattığı ürünler karşılığı bir takım ödemeleri nakit olarak almasına rağmen, pos cihazından aldığı işlem fişlerinde bulunan tarihleri silmek suretiyle aynı işlem fişini birkaç kez kullanarak kredi kartı yoluyla tahsil edilmiş gibi gösterdiği ve bu suretle şirketten toplam olarak 150.735,23 TL haksız kazanç elde ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında şirketin hesabında meydana gelen 150.735,23 TL'lik açığın Ziraat Bankası ve bu bankaya ait post cihazından kaynaklandığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, inceleme yapılabilmesi için katılan şirketin 2010 ve 2011 yıllarına ait yevmiye defterleri, banka ekstreleri ve zararın hangi müşteri işlemine ait olduğuna dair dökümlerin gerektiği belirtilmiştir.
4. Katılan vekili 16.02.2016 tarihli yazılı beyanında sanığın babası Kemal Altınova hakkında ... İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını ve gerek icra gerekse haricen olmak üzere toplam 100.000,00 TL tahsil edildiğini belirtmiştir.
5. Mahkemece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, sanığın zararın tamamını gidermemesi ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın inkara yönelik savunması ve katılan vekilinin 16.02.2016 tarihli yazılı beyanında sanığın babası tarafından cebri icra dışında haricen de ödeme yapıldığını belirtmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen belgeler temin edildikten sonra sanığın pos cihazından aldığı işlem fişlerinde bulunan tarihleri silip aynı işlem fişini birkaç kez kullanmak suretiyle haksız menfaat elde edip etmediği, elde etmiş ise ne kadar haksız kazanç sağladığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması, katılana kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin sorulması, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve uzlaştırma kapsamında kalan zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de;
a. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş,
b. Dolandırıcılık suçunda, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/355 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

A.Y.