11. Ceza Dairesi 2022/4723 E. , 2023/4847 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 Esas, 2021/298 Karar
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, Kısmi bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2013/26 Esas, 2014/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ve aynı Kanun'un 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2013/26 Esas, 2014/175 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2017/31557 Esas, 2020/12135 Karar sayılı ilamı ile sanığın, katılanın kendisini benzetmiş olabileceğini, teşhis işlemini kabul etmediğini, çek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti amacıyla, sanığın, katılanın belirttiği kişi olup olmadığına ilişkin usulüne uygun biçimde teşhis işlemi yaptırılması ve çek üzerinde ... ... isminin altında yazılı bulunan TC kimlik numarasının kime ait olduğunun araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2021 tarihli ve 2021/44 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ve aynı Kanun'un, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, 2 yıl 6 ay hapis ve 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılan ...'in beyanlarına göre, elde edilen gerçek menfaat tutarı tespit edilmeden suça konu çek miktarı üzerinden fazla adli para cezası tayini nedeniyle, dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suça sonu çeki katılana veren kişinin kendisi olmadığına, yazı ve imza örneklerinin alınarak çekteki yazı ve imzalar ile karşılaştırılması gerektiğine, bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, katılan ...'den aldığı römork karşılığında suça konu tamamen sahte oluşturulmuş çeki verdiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık savunmasında, katılan ...'i tanımadığını, suça konu çeki katılana kendisinin vermediğini, yapılan teşhis işlemini kabul etmediğini, çekte yazı ve imzasının bulunmadığını beyan etmiştir.
3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 10.12.2012 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu çekin renkli fotokopi veya bilgisayar ortamında renkli yazıcı yardımıyla tamamen sahte oluşturulduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çekin ön ve arka yüzündeki yazı ve imzaların sanık, ... ... , katılan ..., ve çek hesabı sahibi ...... San. Tic. Ltd. Şti. Yetkilileri ... ve ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
4. Bozma sonrası, Mahkemece bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmesi için, sanığın teşhise yarar fotoğrafları çektirilerek katılana gösterilerek usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılmış, katılan beyanında; kendisine fotoğrafları gösterilen şahsın suça konu çeki kendisine veren sanık ... ... olduğunu beyan etmiş, ... ... adı altında bulunan kimlik numarasının kime ait olduğu nüfus müdürlüğünden sorulmuş, verilen cevapta, söz konusu TC kimlik numarasının kimseye ait olmadığı, geçersiz olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği sabit görülerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğname Yönünden
Sanığın elde etmeye çalıştığı haksız menfaat tutarının 6.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Katılan ve tanık beyanları, temyiz dışı sanık ... ... 'ün anlatımları, teşhis işlemi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçları işlediği sabit görüldüğünden, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2021 tarihli ve 2021/44 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararlarında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Tebliğname’ye uygun, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden aykırı olarak, üye ...'ın dolandırıcılık suçu yönünden; adli para cezasının elde edilen gerçek haksız menfaat miktarının tespit edilerek belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle karşı oyu ve oy çokluğuyla, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;
Katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın kendisini ... ... olarak tanıtmak suretiyle kendisinden iki adet römork almak için verdiği 6000 TL çekin sahte çıktığını bir adet römorku sanığa teslim ettiğini diğerini ise daha sonra vermeyi taahhüt ettiğini ancak çekin sahte olduğunu tespit etmesi üzerine ikinci römorku teslim etmediğini olayda teslim ettiği bir römork nedeniyle 3800 TL zararının bulunduğunu bu zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece kurulan ve Yargıtay yüksek 15. Ceza Dairesi tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulan ilk hükümde sanık hakkında adli para cezası katılanın bildirdiği zarar miktarı gerçek zarar olarak 3800 TL üzerinden kabul edilmek suretiyle tayin edilmiştir. Bozmadan sonra kurulan hükümde ise sahte çek üzerinde yazılı nominal değer olan 6000 TL gerçek zarar olarak kabul edilmek suretiyle adli para cezası tayin edilmiştir.
Olayda çözümlenmesi gereken sorun tamamlanmış olan suçta elde edilen menfaat miktarının sanığın elde etmeye çalıştığı değer üzerinden mi yoksa elde edilen menfaat üzerinden mi belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. Evvel emirde teşebbüs hükümlerinin uygulanması gereken durumlarda haksız menfaat elde edilmeye çalışılan miktar üzerinden temel ceza tayini ile buna teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle tayin edilen hapis ve adli para cezalarından indirim yapılması gerektiği içtihatlarla istikrar kazanmıştır. Yine tamamlanmış suçlarda elde edilen menfaat miktarı üzerinden temel adli para cezasının belirleneceği hususunda da kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda sanığın 6000 TL bedelli çek karşılığında katılandan iki adet römork almak için pazarlık ettiği bir römorku teslim aldığı ikinci römorku ise katılanın taahhüt etmesine rağmen çekin sahte olması nedeniyle teslim etmediği ve bizatihi katılanın olay nedeniyle 3800 TL zararının bulunduğunu belirttiği yine suçun tamamlanmış olup teşebbüs hükümlerinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçunda sanık hakkında adli para cezasının dolandırıcılık suçundan elde edilen menfaat olan teslim edilen bir römorkun değerinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespitinden sonra elde edilen menfaatin iki katından az olmayacak biçimde tayin edilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun sanığın elde etmeye çalıştığı menfaat tutarının 6000 TL olduğundan bahisle hükmün onanmasına ilişkin görüşüne katılmak mümkün bulunmamıştır. 06.06.2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!