11. Ceza Dairesi 2022/4066 E. , 2024/6225 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/393 E., 2021/385 K.
ŞİKÂYETÇİ : Hazine
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ret, onama
Mahkeme tarafından Maliye Hazinesinin suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle katılma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile katılma talebinin reddine karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2016/2898 Esas, 2017/12322 Karar sayılı ilamı ile katılma talebinin reddi yönündeki kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Maliye Hazinesinin temyiz başvurusunun reddedilmesi ile kararın kesinleştiği anlaşıldığında, Maliye Hazinesinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sanık ...'un, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kendini savunamayacak derecede malul olduğunun anlaşılması ile hüküm tarihinden sonra kendisine zorunlu müdafii atandığı, zorunlu müdafiine 19.12.2021 tarihinde gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin 15 gün olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. .
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği müşteki vekili dışındaki temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma ilamı üzerine, Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2018/393 Esas, 2021/385 Karar Sayılı Kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, cezalandırılması için yeterli delil olmadığına, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'un emlakçılık yapan katılanın dükkanına gelerek bir şahsın satılık tarlaları olduğunu alıp almayacağını sorduğu, katılanın alabileceğini söylemesi üzerine diğer sanık ... ile katılanı tanıştırdığı, sanık ...'ın satılık olduğunu söylediği tarlayı katılana gösterdiği ve tarlanın satışı için 35.000,00 TL ye anlaştıkları, sanık ... tarafından Kırklareli 2. Noterliğinden satış vekaletnamesi düzenlenerek katılana verildiği ve sanık ...'ın tarlaların varisi olan ablasının üç dört gün içinde geleceğini ve devir yapacağını söyleyerek katılandan 15.000,00 TL aldığı, belirtilen süre geçmesine rağmen şahısların gelmediği ve cenazemiz var şeklinde bahaneler ileri sürülerek katılandan 2.000,00 TL daha alındığı, en son 03.05.2012 tarihinde katılan ile sanıkların buluştukları, burada tapu fotokopilerini katılana verdikleri ve yine çeşitli bahaneler ile katılandan 3.000,00 TL aldıkları ancak daha sonra bir kargaşa yaratarak olay yerinden sanık ...'a ait olan araç ile ayrıldıkları, katılanın tapu fotopilerini tapu memurlarına gösterdiğinde bunların sahte olduğunun ve dolandırıldığının anlaşılması üzerine sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; sanıklar suçlamaları kabul etmemiş, Mahkemece sanıkların savunmaları, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sanıkların atılı suçu işledikleri kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, en son menfaatin temin edildiği tarih olan 03.05.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak inceleme yapılmıştır.
A.Müşteki Vekilinin Temyizi Yönünden
Mahkeme tarafından Maliye Hazinesinin suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle katılma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile katılma talebinin reddine karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2016/2898 Esas, 2017/12322 Karar sayılı ilamı ile katılma talebinin reddi yönündeki kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Maliye Hazinesinin temyiz başvurusunun reddedilmesi ile kararın kesinleştiği anlaşıldığında, Maliye Hazinesinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Katılan ...'nın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; 03.05.2012 tarihinde sanıklar ve sanık ...'ın ablası ve eniştesi olduğunu söyleyen kişilerle Lüleburgaz otogarında buluştuklarını, tarlaların fotokopilerini kendisine verdiklerini, ancak veraset ilamını unuttuklarını ve aynı gün kendisine getireceklerini söyledikleri , ayrıca acil paraya ihtiyaçları olduğunu söyleyerek kendisinden 3.000,00 TL daha aldıklarını beyan etmesi karşısında; sanıkların dolandırıcılık eylemini tapu müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte tapu fotokopisi kullanarak gerçekleştirmesi karşısında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2.Suç tarihinin 03.05.2012 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına 11.05.2012 olarak yanlış yazılması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Müşteki Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle müşteki vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2018/393 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!