11. Ceza Dairesi 2022/2533 E. , 2024/5613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/686 E., 2016/364 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul(Kapatılan) 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/686 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyizinde özetle; 25 ay cezası olduğundan, arkadaşı Mürsel’in iyi niyetle kendi kimliğini kullanması için verdiği, ikisinin de bunun suç olduğunu bilmediği, kimliği hiçbir yerde kullanmadığı gerekçesi ile hapis cezasının kaldırılmasını istemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sahte nüfus cüzdanı kullandığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık özetle; suçu ikrar etmiştir.
3. Uzmanlık raporunda özetle, sanıktan ele geçen nüfus cüzdanının tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzeltilen hususlar dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
a.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b.15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine "ertelenen veya" ibaresinden sonra gelmek üzere, sanık lehine olarak eklenen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen" ibarelerinin gözetilmesi gerekliliği,
c.Tekerrür hükümleri uygulanmasına rağmen tekerrüre esas mahkumiyet kararının ve cezasının kararda belirtilmemesi nedenleri ile karar hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 62. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/686 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin kısma "5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine "ertelenen veya" ibaresinden sonra gelmek üzere, sanık lehine olarak eklenen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen" ifadelerinin gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilşkin kısma "sanığın Şişli (kapatılan) 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/573 Esas, 2008/201 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca mahkum edildiği 3 yıl 9 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!