11. Ceza Dairesi 2022/2130 E. , 2024/971 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/150 E., 2021/644 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Temyizin kapsamına göre Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2012 tarihli ve 2012/669 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında iki kere resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle Erzurum Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2012/293 Esas, 2014/673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan iki kere 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.12.2020 tarihli ve 2020/149 Esas, 2020/7923 Karar sayılı kararı ile bağışık tutulma talebi bulunmayan ve son oturumda cezaevinde bulunan sanığın duruşmaya katılımı sağlanmadan gıyabında hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2021/150 Esas, 2021/644 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan iki kere 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık sebep belirtmeden temyiz hakkını kullanmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nın Azerbaycan uyruklu bir kadını zorla alıkoyduğunun ihbar edildiği, bu ihbar üzerine suç tarihi olan 24.02.2012 tarihinde görevli polis memurlarına sanık ...'in alıkoyduğu iddia olunan kadının ...'e ait olup kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği, temyiz dışı bu sanık kendisine sahte kimliği diğer sanık ...'in yaptığını ikrar ettiği, bu nedenle 27.02.2012 tarihinde de sanık ...'in evinde arama yapıldığı, sanık ...'in üzerinden de ...'e ait olup kendisinin fotoğrafını ihtiva eden nüfus cüzdanının ele geçirildiği, sanık ...'in her iki nüfus cüzdanını da kendisinin yaptığını ikrar ettiği, ekspertiz raporuna göre her iki nüfus cüzdanının da soğuk mühür ihtiva ettiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
2. Mahkemesince sanık ... hakkında iki ayrı nüfus cüzdanı nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan iki kere mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olayda suça konu nüfus cüzdanlarının farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin dosyaya yansıyan delil bulunmaması nedeniyle bu durumun araştırılarak sanığın suça konu nüfus cüzdanlarını aynı anda düzenlemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak tek bir suçtan hüküm kurulması, farklı zamanlarda düzenlenmesi halinde ise suç işleme kararını yenileyip yenilemediğinin eyleminin ayrı ayrı ya da zincirleme tek bir suç olup olmadığının hüküm yerinde tartışılarak karar verilmesi gerektiği halde delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge asıllarının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Kabule göre de;
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2007 tarihli ve 2006/455 Esas, 2007/309 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken, Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/130 Esas, 2007/234 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 375,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması,
b) Suça konu belgelerin akıbeti hakkında bir karar verilmemiş olması,
Nedenleriyle, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!