11. Ceza Dairesi 2022/1644 E. , 2024/6472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/242 E. 2016/313 K.
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/242 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebi ile hükmü temyiz etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı, sanığın eyleminin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunu, suç vasfında yanılgıya düşülerek usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması talebi ile hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde kolluk görevlilerince yapılan kimlik kontrolü sırasında, hakkında yakalama kararı olan sanığın, arkadaşı olan ...'a ait üzerindeki fotoğrafı söküp kendi fotoğrafını yapıştırdığı sürücü belgesini görevlilere ibraz ettiği, suça konu sürücü belgesi üzerinde oynama yapıldığından şüphelenilmesi üzerine sanığın emniyette suçunu itiraf ederek kendisine ait kimlik belgesi aslını görevlilere ibraz ettiği, suçunu ikrar ettiği ve yakalanmamak için bu yola başvurduğunu kabul ettiği anlaşıldığından, bu şekilde sanığın atılı resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Uzmanlık raporu ile sürücü belgesinin orijinal olduğu, belgenin farklı bir şeffaf kaplık içerisine konulduğu, belge katmanlarının muhtelif yerlerden kırık olduğu, ön yüz lamine kaplamanın fotoğraf kenarlarından kırık(açık) vaziyette olduğu ancak üzerinde fotoğraf değişikliği yapıldığına dair bulgu tespit edilemediği bildirilmiştir.
3.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu ikrar etmiştir.
4.Mahkemece, sanığın üzerine atılı resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
5.Adli emanetin 2016/59 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5327 sayılı Kanun'un 205 inci maddesindeki "resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte belgenin maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının ortadan kaldırılması ya da belgenin tamamen yok edilmesinin gerekeceği; somut olayda, sanığın ...'a ait sürücü belgesi üzerinde herhangi bir kazıntı ya da silinti yapmadan, fotoğrafını sökerek kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrifat yaptığı belgeyi kullanmaktan ibaret eyleminde; 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinde düzenlenen suçun değil, unsurlarının oluşması halinde aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı; yapılan sahtecilikte aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belge aslının getirtilip, hakim tarafından duruşmada incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile suç vasfında da hataya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanığın adli sicil ve arşiv kaydında bulunan Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/4 E, 2011/546 K. sayılı kararı göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/242 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!