11. Ceza Dairesi 2022/1195 E. , 2024/7144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/2 E., 2021/322 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden, sanıklar ... ve ... hakkında, katılan ...'ya yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan dava ile birleşen Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/.07.2014 tarihli ve 2014/386 Esas, 2014/526 Karar sayılı dosyasında sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davası hakkında bozma öncesi ve sonrası hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istekleri yönünden, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 24.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 24.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz isteği, ceza miktarına, suç vasfının nitelikli dolandırıcılık olduğuna, katılan için açılıp birleştirilen kamu davası hakkında değerlendirme yapılmadığına,
2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
3.Sanık ...'ın temyiz isteği, cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'nın Almanya'da işçi olarak çalışıp Türkiye'ye sürekli gelip gidemediğinden arkadaşı olan sanık ...'a Mersin'de bulunan taşınmaz malları ve her türlü işlerini takip etmesi için Hatay Noterliğince düzenlenen 26.11.2002 tarihli geniş yetkiler içeren vekaletname verdiği, sanık ...'in, 2009 yılında katılana ait olan Mersin ... köyü 53 Ada 1 no'lu parselde kayıtlı taşınmazı için kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile vereceği bir müteahhit bulduğunu, bunun kârlı olacağını söylediği, katılanın da arkadaşı olan sanığa güvendiği, ancak sanığın taşınmazı o tarihte alım gücü bulunmayan diğer sanık ...'ye 02.10.2009 tarihinde tapuda devrini gerçekleştirdikten sonra müteahhit tanık F.C. ile sanık ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, akabinde taşınmaz üzerinde ... Sitesi adında inşaat başlatıldığı, sanık ...'in katılana kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle kendisine 9 daire ve bir dükkanın kalacağını söylediği, inşaatın aşamaları hakkında katılana telefonla bilgi veren sanık ... 'in 2012 yılında inşaatın tamamlandığını katılana bildirmesi üzerine, katılanın yaz tatillerinde kullanmak için dairelerden birinin içinin döşenmesi için annesi tanık S.K.'yi 24.09.2012 tarihinde Türkiye'ye gönderdiği, onun da ... Sitesi B Blok 9 no'lu daireyi beğenip içini döşediği, inşaatı yapan müteahhit'in sitenin kendisi tarafından yapıldığını, sanıkları tanıyıp katılanı tanımadığını söyleyince, sanık ...'in yaklaşık 1.000.000,00 TL değerindeki arsayı 105.000,00 TL bedelle danışıklı olarak sanık ...'e devrettiğini öğrendikleri, katılan vekili tarafından 05.11.2012 tarihinde sanıklar hakkında şikayete konu taşınmaza ilişkin olarak tapu iptal ve tescil davasının açıldığı, davanın yargılanmasına Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/404 Esas dosyasından yapıldığı ve taşınmaza tedbir konulduğu, sanıkların böylece katılan ...'ya yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/386 Esas, 2014/526 Karar sayılı dosyası ile fiili ve hukuk i irtibat bulunması nedeniyle davaların birleştirildiği, buna göre sanık ...'in katılan ...'nın bilgisi dışında, Suudi Arabistan vatandaşı olan katılan ...'a bu inşaattaki bir daireyi kendisini taşınmaz maliki göstererek 140.000,00 TL bedel karşılığı sattığından sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış, ancak bu dava hakkında bozma öncesi ve sonrası hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Ön inceleme paragrafının birinci kısmında açıklandığı üzere, incelemeye konu Mahkeme hükmünün içeriği ve kabul nazara alındığında; sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle herhangi bir anlatım ve niteleme bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri için Mahkemece hüküm kurulmak üzere dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden
1.Dosya kapsamına göre katılanın Türkiye'ye sürekli gelip gidemediğinden arkadaşı olan sanık ...'a Mersin'de bulunan taşınmaz malları ve her türlü işlerini takip etmesi için geniş yetkiler içeren vekaletname verdiği, ancak bu işlerin idaresi veya somut olaydaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi karşılığında katılanın sanığa bir ücret veya komisyon verip vermediği anlaşılamadığından, katılan ve sanığa bu durumun sorularak, sanığın ücret veya komisyon karşılığı bu işi yaptığının tespiti halinde sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, ücret veya komisyon almadan yaptığının tespiti halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2.Sanık ... hakkında İddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 39 ve 155 inci maddesinin ikinci fıkrası gösterildiği halde 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 37 ve 155 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri için Mahkemece hüküm kurulmak üzere dava dosyasının bu yönden, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'ın Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!