11. Ceza Dairesi 2022/11522 E. , 2024/5657 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/783 E., 2022/1231 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sanığın mahkumiyetine dair hükmün, sanığın yüzüne tefhim edildiği 20.09.2022 tarihinde sanığın başka suçtan Ahlat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunun, sanığın yüzüne tefhim edilen hükümde temyiz dilekçesini cezaevi aracılığı ile de gönderebileceğine dair açıklama bulunmadığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen şekilde kanun yoluna başvuru şekli, mercii ve sürenin başlama tarihi, şüpheye yol açmayacak surette açık biçimde gösterilmesi zorunluluğuna bu şekilde aykırı davranıldığının anlaşılması nedeniyle, sanığın mahkumiyet hükmüne yönelik 20.10.2022 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2019/6567 Esas, 2022/8584 Karar sayılı bozma ilamı üzerine Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/1231 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; cezaevinde olduğu için parayı ödeyemediğine ama ödemek istediğine, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını doğru bulmadığına, kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında vergi suçu raporu ve rapor değerlendirme komisyonu mütalaası düzenlenerek defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan dava açılmıştır.
2. Alimoğlu Pet. .. Ltd. Şti'nin 2012 takvim yılı hesaplarının Kurumlar vergisi yönünden incelenmesi amacıyla defter ve belgelerin ibrazının istenilmiş olduğu, 25.09.2014 tarihli isteme yazısının, mükellefiyetin terk edilmiş olması sebebiyle 24.10.2014 tarihinde ikametgah adresine tebliğ edildiği, ticaret sicil kayıtlarına göre tebliğ tarihinde söz konusu şirketin yetkilisinin sanık olduğu, istenilen faturaların varlığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık savunmasında adına şirket kurulduğunu, ancak kendisinin şirketle hiçbir bağlantısı olmadığını, bu nedenle ibraz edemediğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanığa eylemi nedeniyle oluşan vergi ziyaının ihtar edildiği, sanığın ödemeyeceğini beyan etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün getirildiği anlaşılmakla; defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, yine özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/1231 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!