11. Ceza Dairesi 2022/11216 E. , 2024/2630 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/378 E., 2022/321 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 73.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/301 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2017/37848 Esas, 2021/5348 Karar sayılı kararıyla;
"Sanığın, katılan ... ile olan alışverişi karşılığında suça konu 44.180,00 TL bedelli çeki verdiği, çek bedelinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine çekte keşideci olan ...’ın imzaya itiraz ettiği, yapılan incelemede çekteki keşideci imzasının Ahmet’e ait olmadığının belirlendiği, sanığın bu şekilde çek düzenleme yetkisi olmamasına rağmen çek keşide ederek alışverişte kullanmak suretiyle atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
1. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelemesinde,
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın aşamalarda, çek sahibi ile resmi olmayan ortaklığının bulunduğunu, çekleri kendisinin bilgisi ve rızası ile kullandığını, daha önce bu şekilde verilip ödenmiş birçok çekin olduğunu savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından çek sahibi ...’ın ve ciranta ...’in tanık sıfatıyla dinlenmesi ayrıca daha önce bu şekilde düzenlenip ödenmiş çeklerin bulunup bulunmadığının ilgili bankadan sorulması katılanın beyanında sanığın borçları nedeniyle suça konu çeki verdiğini de belirtmiş olması katılandan çekin alışveriş sırasında mı yoksa borçlarına mahsuben mi verildiğinin katılandan sorularak önceden doğan borç nedeniyle verilmiş olması durumunda dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmeyeceği gözetilmesi ile toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanığı itirazı üzerine Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/567 D. İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/11/2014 tarih, 2014/241 esas ve 2014/301 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/378 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 73.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ve hükmün gerekçeden yoksun olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılandan araç satın aldığı ve bu şekilde doğan borcuna karşılık, sözleşme sırasında suça konu, keşidecisi tanık ..., lehtarı kendisi olan, 12.03.2012 keşide tarihli ve 44.180,00 TL bedelli çeki, önce Tatar Nakliyat adlı firmaya sonra da ciro ederek katılana verdiği, çek bedelinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine keşidecinin itiraz ettiği, yapılan imza incelemesi neticesinde çekteki keşideci imzasının tanık Ahmet’e ait olmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçları tevil yoluyla ikrar etmiş ve ... ile fiili ortaklıklarının bulunduğunu, Ahmet’e ait 6-7 sayfalık çek koçanının kendisinde durduğunu, ihtiyaç oldukça bu çekleri kendisinin kullandığını, daha önce kendisinin imzasıyla ödenmiş çekler olduğunu, suça konu çeki, Ali İnal’a, kendisinden aldığı araba karşılığında, tanık Ramazan İnal huzurunda verdiğini, çekin ön yüzündeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup suça konu çekin tesliminin sözleşme ile eş zamanlı olduğunu beyan etmiştir.
4. Suça konu çek üzerinde keşideci görünen ...'ın ve ciranta Tatar Nakliyat firması yetkilisi ...'in beyanları dava dosyasında mevcut olup tanık Ahmet'in çekte bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, tanık Mustafa'nın ise sanıkta vekâletnamesinin bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
5. Tanık Ramazan İnal'ın beyanları tespit edilmiş olup suça konu çekin tesliminin sözleşme ile eş zamanlı olduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.
6. Suça konu çeke ilişkin icra takibi sırasında tanık ... tarafından imzaya itiraz edilmesi üzerine Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/472 Esas sayılı dosyası kapsamında temin olunup bir sureti dava dosyasına eklenen 26.08.2013 tarihli, Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı tarafından tanzim olunan Bilirkişi Raporu'nda; çekteki imzanın ...'a ait olmadığı görüşü açıklanmıştır.
7. Yapı Kredi Bankası tarafından gönderilen 04.01.2022 tarihli cevabi yazıda, ... tarafından ...’ye verilmiş bir vekâletname ya da çek keşide etme yetkisinin bulunmadığı bildirilmiştir.
8. Mahkemece, suça konu çekin, sanık müdafiinin hazır bulunduğu celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, yasal unsurlarının bulunduğunun belirlendiği ve aldatma niteliğini haiz olduğu görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.
9. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta künyesine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
10. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek sanığın üzerine atılı suçların sabit olduğu saptanmakla yeterli gerekçeye istinaden sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu belirlendiğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/378 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!