11. Ceza Dairesi 2022/10545 E. , 2024/5141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/439 E., 2022/452 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2013/979 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2017/36148 Esas, 2021/3689 Karar sayılı kararıyla, "... sanık savunmaları, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, noter araç satış sözleşmesi ve dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek, aracın satış bedelinin üzerinde haksız menfaat etme şeklinde gerçekleşen eyleminin, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde beraat hükmünün tesisi bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/439 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın internet sitesinde gördüğü araç satışına ilişkin ilanda verilen cep telefonu ile 35 AJ 4245 plaka sayılı aracın satışı için sanıkla görüştüğü, aracın satış bedeli için 23.000 TL üzerinden anlaşmalarına müteakip buluştukları, katılanın toplamda 23.000 TL'yi sanığa ödemesine rağmen, sanığın aracın devrini sağlamak konusunda katılanı oyaladığı, daha sonra sanığın aracın kendisine ait olmadığını, aldığı parayı harcadığını, araç sahibine ayrıca ödeme yapmaz ise aracın satışını alamayacağını söylediği, sanığın soyadı, adres ve vatandaşlık numarasını da yanlış yazdırdığı ve borçlu olarak gözüktüğü senedi katılana vererek, katılandan 9.000 TL ve 6.440 TL olmak üzere kredi kartından çekim yaptığı, akabinde araç sahibi tanık Necla Turhanoğlu’nun noter marifetiyle katılan adına aracın devrini yaptığı, sanığın bu şekilde araç bedelinden fazla haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmış, bozma ilâmı doğrultusunda mahkemece eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarih ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2 .Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/439 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!