11. Ceza Dairesi 2022/10377 E. , 2024/8334 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/427 Esas, 2022/573 Karar
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/05/2016 tarihli ve 2015/875 Esas, 2016/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/39819 Esas, 2022/4807 Karar sayılı ilâmıyla;
"Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/427 Esas, 2022/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sürücü belgesi ve nüfus cüzdanını kaybetmediği, bilgisi olmadan hakkında hukuki işlemler yapıldığı bu nedenle şikayeti kapsamında soruşturması başlatılan sanığın, önceden tanıdığı katılanın kimlik bilgilerini bilgisi ve rızası dışında kullanarak kendi fotoğrafının olduğu ancak katılanın kimlik bilgilerinin bulunduğu sahte sürücü belgesi düzenlediği, suç tarihinde Aydın ilinde 35 ... 03 plaka sayılı aracı kullandığı sırada trafik kolluk kuvvetlerince durdurulduğu ve trafik idari para cezasının düzenlendiğinin tespit edildiği, ancak olaydan sonra şikayet konusu olmasından dolayı sahte sürücü belgesi aslının ele geçirilemediği, dosya kapsamına göre trafik kolluk kuvvetlerince dahi sahte olduğunun anlaşılmamasına göre resmi belgede sahtecilik suçunu, yine sanığın yakalama ve arama kararlarının bulunması nedeniyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmştır.
2. Mahkemece, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/427 Esas, 2022/573 sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!