11. Ceza Dairesi 2022/10344 E. , 2023/6201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/4655 Değişik iş
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2021 tarihli ve 2021/4697 Soruşturma, 2021/15237 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.08.2021 tarihli ve 2021/4655 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.08.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 2021/23297 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/127455 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/127455 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, müştekinin ... Şirketler Grubu nezdindeki ... İnş. Turz. San. ve Tic. A.Ş., Erbeton San. Tic. ve A.Ş., Emda İnş. San. ve Maden Tic. Ltd. Şti. gibi birçok şirketin ortağı olduğu, 2012 yılında şirket ortağı ... ... ve işbirlikçileri tarafından birçok dolandırıcılık eylemine maruz kalarak şirketlerinin zarara uğratıldığı, bu suçlardan Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/236 esas sayılı dosyasında ... ... ve Ünal Sungur'un yargılandığı, ... ...'un çocukluk arkadaşı Ünal Kökten tarafından Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2012/13948 esas sayılı dosyası üzerinden müştekinin ortağı olduğu ... İnş. Turz. San. ve Tic. A.Ş., Erbeton San. ve Tic. A.Ş., Emda İnş. Tic. ve A.Ş. ve Erkim Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığı, Ünal Kökten vekilinin talebi üzerine Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2012/226 talimat dosyasında yazı yazılarak borçlu şirketler adına kayıtlı bir çok aracın ...'a teslim edilmesini talep ettiği, bu araçlar içerisinde 06 KOZ 35 plakalı aracın da bulunduğu, ancak bu aracın icra takibinde borçlu olarak gösterilen şirketlere ait olmayıp müştekinin yetkilisi olduğu Emda İnş. San. ve Maden Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, böylece icra dosyasındaki alacaklının aslında borçlu şirket olmayan anılan şirketin kamyonunu söz konusu dolandırıcılık faaliyetlerini birlikte gerçekleştirdikleri ve Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan ...'a yediemin olarak bıraktığı, şüphelinin de söz konucu aracı müştekinin bilgisi ve icazeti olmadan kendi yararına olarak parçasını söküp başka bir araca monte ederek önce Bekaş A.Ş,'ye sonradan Bakır Beton'a ruhsata kayıt işlemi olmadan kullandırdığı ve kiralama işlemi olmadan kar elde ettiğini öğrendikleri böylece şüphelinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve muhafaza görevini kötüye kullanma suçlarının işlediğinin iddia edildiği somut olayda,
Müşteki vekilinin şikayeti üzerine, şüpheli hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2017 tarihli ve 2017/13365 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2019 tarihli ve 2018/915 esas, 2019/178 sayılı kararı ile özetle, somut olayda katılan ...'ün ortağı olduğu Emda İnşaat Sanayi ve Maden Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 06 KOZ 35 plakalı beton pompalı kamyona ilişkin olarak Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2012/13948 esas sayılı dosyası üzerinden ... ... ile birlikte hareket eden Ünal Kökten isimli şahsın şirketler aleyhine icra takibi başlattığı, borçlu şirketlere ait araçlara haciz koydurduğu, bu araçlar arasında borçlu olmayan müşteki şirket adına kayıtlı 06 KOZ 35 plakalı kamyonun da bulunduğu, sonrasında alacaklının hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, şirketlere ait haczi kaldırılan araçların borçlu şirket adına vekaleten sanığa teslim edildiği ve teslim edilen araçlar içerisinde 06 KOZ 35 plakalı aracın da bulunduğu, bu aracın borçlu gösterilen Emda İnş. Tic.A.Ş isimli şirkete ait olmayıp müştekinin yetkilisi olduğu Emda İnşaat San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti'ne ait bulunduğu, sanığın teslim aldığı kamyonun parçalarını sökerek başka bir araca monte ettikten sonra ruhsat işlemi olmadan kullandırdığının iddia edildiği, müşteki şirketin davaya konu aracını faile rızası ile bir hizmet veya iş ilişkisi içinde güvenerek teslim etmediği açık olup, faile belirli bir şekilde kullanmak üzere rızayla tevdi ve teslim edilmenin bulunmadığı yerde güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmasının mümkün olmadığı, zira İcra dosyasında borçlu olarak görünen ancak aracın sahibi olmayan şirketin de bu yönde bir iddiası ve şikayetinin bulunmadığı, iddianamede de belirtildiği üzere, iddiaya konu aracın (hakkında icra takibi yapılan) borçlu Emda İnş. A.Ş'ye ait olmaması, müşteki şirkete ait olması ve zaten tüm araçların sanığa haciz kaldırılarak teslim edilmiş olması karşısında, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık ... hakkında yasal unsurları oluşmadığından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanılması suçundan beraatine, davaya konu aracın, araç sahibi olan şirketin bilgisi ve rızası dışında, borçlu şirkete aitmiş gibi icra dosyasında haczettirilip, sonra haczin kaldırılarak aracın sahibi olmayan borçlu şirketin yetkilisine tesliminin sağlandığı, daha sonra da aracın ortadan kaybedildiği yönündeki iddialar yönünden, icra takibini yapan, yaptıran ve aracı teslim alan şahıs/şahıslar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 37 ve 158/1-d maddeleri kapsamındaki suçun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve gereğinin takdiri için Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verildiği ve anılan kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05/01/2021 tarihli ve 2019/1096 esas, 2021/35 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesince suç duyurusunda bulunulması üzerine yapılan soruşturma neticesinde,
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca, bir eylem dolayısıyla bir kez kamu davası açılabileceği ve aynı eylem dolayısıyla tek hüküm verilebileceği, suç duyurusuna konu eylem nedeniyle de şüphelinin yargılamasının Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/915 esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü bu nedenle yeniden kovuşturma yapılamayacağı, kaldı ki, şüphelinin yargılamaya konu eylemde 06 KOZ 35 plakalı aracın gerçekte borçlusuna ait olmamasına rağmen haczedilmesi işleminin haciz işleminin geçerliliğine ilişkin hukuki bir sorun teşkil edeceği, 06 KOZ 35 plakalı aracın Ankara İcra Müdürlüğünün 2012/13948 Esas sayılı talimat yazısı uyarınca şüpheliye teslim edildiği, şüphelinin aracın kendisine teslimi konusunda hileli bir hareketinin bulunmadığı bu nedenle eylemin dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını da oluşturamayacağı, aracın haczi esnasındaki ve öncesindeki hileli hareketler sebebiyle ika edilen eylemler dolayısıyla dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/236 esas sayılı dosyasında görülmekte olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre, yukarıda belirtildiği üzere, nitelikli dolandırıcılık suçundan aynı eylem nedeniyle şüpheli hakkında Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/915 esas sayılı dosyasında yargılama yapılmadığı, aksine ilgili suçtan soruşturma yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, yine kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda belirtilen Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/236 esas, 2016/446 sayılı dosyasına konu şüphelinin eylemlerinin işbu şikayete konu araç haczi ve devamındaki eylemlerle bir ilgisi bulunmayıp iddianamede belirtilen şirketlerin devri ve borçlandırılarak içinin boşaltılması gibi konulara ilişkin olduğu, böylece mükerrer bir yargılamadan söz edilemeyeceği, yukarıda belirtildiği üzere, isim benzerliğinden faydalanıldığı iddia edilerek aslında Emda İnşaat San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti'ne ait olan ve icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmayan şirketin aracının haczedilmesi ve sonrasında haczin kaldırılarak kiralama işleminin yapılması iddiaları bakımından, şüpheli hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. 5271 sayılı Kanun’un, Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi başlıklı 225 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "(1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir.
7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 23.01.2017 havale tarihli şikâyet dilekçesinde; şikâyetçi ...'ün, ... Şirketler Grubu nezdindeki bir çok şirketin ortağı olduğunun, şirket ortaklarından olan ... ... ve iştirak halinde hareket ettiği kişiler tarafından dolandırıcılık eylemine maruz kaldığının, bu eylemler nedeniyle ... ... ve arkadaşlarının Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/236 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılandıklarının, bununla birlikte, ... ... 'un çocukluk arkadaşı olan Ünal Kökten isimli şahsa mevcut şirketleri borçlandırmak suretiyle şirketi zarara uğrattığının ve Ünal Kökten'in vekili aracılığı ile şirketler aleyhine icra takibi başlattığının, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2012/13948 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip sırasında, talimat gereğince Kayseri 2. İcra Müdürlüğünün 2012/226 Talimat sayılı dosyası üzerinden şirketlere ait bir çok aracın şüpheli ...'a teslim edildiğinin ve teslim edilen araçlar içerisinde 06 KOZ 35 plakalı aracın da bulunduğunun, bu aracın borçlu gösterilen şirketlere ait olmayıp şikâyetçinin yetkilisi olduğu Emda İnşaat San. ve Mad. Tic. Ltd. Şti'ne ait bulunduğunun, şüphelinin kendisine teslim edilen bu aracın parçalarını sökerek bir başka araca taktıktan sonra ruhsat işlemi olmadan kullandırdığının iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2017 tarihli ve 2017/48992 Soruşturma, 2017/13365 Esas sayılı iddianamesi ile; "...iddiaya konu aracın borçlu Emda İnş. A.Ş'ye ait olmaması nedeniyle hacizli bir araç olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında şüphelinin eyleminin hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu şekilde şüphelinin müsnet suçu işlediği..." denilmek suretiyle şüpheli Serdar Sundur hakkında kamu davası açıldığı, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ve 2017/929 Esas, 2018/667 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2018/523 Esas, 2018/564 Karar sayılı kararı karşı görevsizlik kararı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.11.2018 tarihli ve 2018/3250 Esas, 2018/2654 Karar sayılı kararı ile Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ve 2017/929 Esas, 2018/667 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasını müteakip yapılan yargılama sonucu, Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/915 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararı ile "... Müşteki şirketin davaya konu aracını faile rızası ile bir hizmet veya iş ilişkisi içinde güvenerek teslim etmediği açık olup, faile belirli bir şekilde kullanmak üzere rızayla tevdi ve teslim edilmenin bulunmadığı yerde güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşması mümkün değildir. Zira İcra dosyasında borçlu olarak görünen ancak aracın sahibi olmayan şirketin de bu yönde bir iddiası ve şikayeti bulunmamaktadır. İddianamede de belirtildiği üzere, iddiaya konu aracın borçlu Emda İnş. A.Ş'ye ait olmaması, müşteki şirkete ait olması ve zaten tüm araçların sanığa haciz kaldırılarak teslim edilmiş olması karşısında, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle beraat hükmü kurularak "...sanığın eyleminin TCK 37, 158/1-d maddeleri kapsamındaki suçu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi ve gereğinin takdiri için Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına..." karar verildiği, beraat kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.01.2021 tarihli ve 2019/1096 Esas, 2021/35 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı ile kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede; şüpheli hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararının kesinleşmiş olması ve iddianamede anlatılan eyleme ilişkin olarak verilen beraat kararı ile yargılamanın şüphelinin lehine sonuçlandırılmış olması nedeniyle aynı fiilin şüpheli ... yönünden yeniden kovuşturma konusu yapılmasının mümkün olmadığı, bunun yanında Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/915 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararında, "...icra takibini yapan, yaptıran ve aracı teslim alan şahıs/şahıslar yönünden..." suç duyurusunda bulunulmuş ise de, şüpheli ile iştirak halinde hareket eden herhangi bir kimse hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı gibi, bu kişiler hakkında zamanaşımı süresi içerisinde her zaman soruşturma yapılabileceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!