WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/9698 E.  ,  2024/4709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/223 E., 2016/307 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/223 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun ) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan, yetersiz ceza verilmesi nedeniyle karara itiraz ettiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın kardeş olan sanıklara Esenlerdeki internet cafeyi 2008 yılında kiraladığını, kira borçlarını ödemedikleri için sanıklar hakkında icra takibi yaptığını, itiraz nedeniyle dava açtığını, mahkemeye ve çeşitli resmi dairelere 450,00 TL bedelle kendisinin düzenlemediği sözleşmeyi ibraz ettiklerini, sahte evrak düzenleyip kendisini mağdur eden sanıklar hakkında şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; 01/08/2009 kira başlangıç tarihli kira sözleşmesinin Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/376 Esasına kayıtlı dava dosyasına sunmak suretiyle sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia olunmuştur.
2.25.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda; kiracı bölümünde yer alan ... adına atılı imzaların temyiz dışı sanık ...'in eli mahsulü olduğu, katılanın adının altındaki imzanın katılanın eli mahsulü olmadığı, sanıkların imzaları ile de ortak bulguların tespit edilemediği tespit edilmiştir.
3.Sanık ... savunmasında; katılana ait internet cafeyi abisi temyiz dışı sanık ...'den devralarak işlettiğini, katılanın bu durumdan haberi olduğunu, suça konu kira sözleşmesini katılanın muhasebecisinin getirdiğini, aralarındaki ilişkiye dayanarak kira kontratındaki imza konusunda herhangi bir tereddüt yaşamadıklarını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4.Temyiz dışı sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup; karar 18.07.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
5.Mahkemece sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu kira sözleşmesinin aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu sözleşme aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, belgenin aldatıcılık niteliği hususunda gözlem yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Katılanın şikayet tarihinin suç tarihi olarak belirlendiği, ancak özel belgede sahtecilik suçlarında suçun belgenin kullanıldığı tarihte işlenmiş sayılacağı nazara alındığında; dosya kapsamında suça konu kira sözleşmesinin mahkemeye hangi tarihte ibraz edildiği araştırılmadan ve tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3. Sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmesi, yüklenen suç nedeniyle oluşan maddi bir zarar bulunmaması ve suç tarihinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18.06.2014'ten önce olması da dikkate alındığında; suç tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adlî sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği halde, anılan suç bakımından sanığın suç işleme yönündeki olumsuz tutumu olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişki oluşturulması,
4. Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezasının ''kısmen veya tamamen'' infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarı yerine, "cezanın aynen çektirilmesine" karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2014/223 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.