11. Ceza Dairesi 2021/9655 E. , 2024/3617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/133 Esas, 2016/266 Karar
SUÇ : Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/133 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 inci maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; suç kastının olmadığını, eksik inceleme yapıldığını belirterek verilen cezanın temyiz edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın.... İcra Dairesinin 2015/15465 esas sayılı dosyasında hakkında icra takibi yapıldığını, hiçbir senede imza atmadığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, senetteki asıl borçlu ...'nın senedi kendi adına imzalamış olabileceğini, beyan ederek şikayetçi olduğu,
2. Sanığın hem soruşturma evresindeki hem de duruşmadaki ifadesinde, Socotab Tütün A.Ş.den ...n isimli yetkiliye tütün dikmek için avans istediği, yetkililerin bu avans karşılığında kendisine senet hazırladıklarını, bu senette ...'nın kefil olarak yer aldığını, kendisinin de herhangi bir sıkıntı olmayacağını düşünerek katılan adına imza attığını, ... ile yıllardan beri kefil olup bir çok kez avans aldıklarını, bu nedenle aralarındaki hukuka güvenerek böyle bir işlem yaptığını beyan ettiği,
3. Kriminal Polis Laboratuvarı uzman raporunda;
"İnceleme konusu senedin;
a. Ön yüz sağ-alt bölümünde ... adına atılı bulunan iki adet borçlu imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında uygunluklar bulunduğu gözlenmiş olup, anılan imzaların, ... eli ürünü oldukları kanaatine varılmıştır.
b. Ön yüzündeki ... adına atılı bulunan iki adet kefil imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında farklılıklar bulunduğu gözlenmiş olup, anılan imzaların, mevcut mukayese imzalarına atfen, ... eli ürünü olmadıkları kanaatine varılmıştır.
c. Ön yüzündeki ... adına atılı bulunan iki adet kefil imzası ile ...'nın özellikle 11/08/2005 ve 25/01/2005 tarihli yoklama fişi belgelerindeki mukayese imzaları arasında benzerlikler bulunduğu gözlenmiş olup, anılan imzaların, ... eli ürünü olması kuvvetle muhtemel olarak değerlendirilmiştir.
d. Ön yüzündeki tanzim yazıları ile ... ve ...'nın mukayese yazıları arasında farklılıklar bulunduğu gözlenmiş olup, anılan el yazılarının, mevcut mukayese yazılarına atfen, ... ve ... eli ürünü olmadıkları kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı,
4. ... isimli kişinin Socotab A.Ş.nin alacaklı olduğu 2.040,82-TL miktarlı, 18.03.2015 ödeme, 15.03.2015 vade tarihli senede, kefil olarak gösterilen ...'nın yerine imza atmak ve senedi alacaklı şirkete verip kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, senedin bono özelliklerini taşımadığı, özel evrak statüsünde olduğu, bu şekilde sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemesince sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada fotokopisi bulunan bonoda tanzim tarihinin bulunmadığının görülüğü ve bu nedenle özel belge niteliğinde olduğu hakimin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Selendi Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/133 Esas, 2016/266 Karar Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!